"Oku!" emrini siyak ve sibakından soyutlayarak " Dinimiz de okumayı emreder" hükmüne merci edinenler, peşisıra, insanları resmî bir müfredatın çarkından geçmeye çağırır. Zira 'kamusal alan'da herhangi bir dinî nişane görmekten rahatsız olan devletlûlar böylesi hutbe ve yorumlar istemektedir. İşte, sözümona ' tavsiye' sûretindeki bu talebe binaen, "İkra!" emrinden söz etmekle başlayıp " Dinimiz okumayı emreder" diyerek devam eden hutbelerle mü'minler, körpecik dimağları resmî eğitim programının çarkından geçirmeye sevkedilirken, bu eğitimin 'Yaratan Rabb'inin ismiyle oku!'maktan uzaklığına hiç mi hiç değinilmemektedir.
... Bir gün mucizevî bir şekilde zihnim aydınlanıverdi: Allah'ın sonsuz ilim hazinesinden bir damla damlayıverdi kalbime. Zira bayım, çalışarak elde edilen bilgi, sadece küçük bir kısımdır. Oysa Allah'a içtenlikle yönelirseniz, sonsuz hazinesinden vehbi olarak nasiplenmeniz mümkün olabilecektir.
Allah davasının kölesi olması gerekirken; malının-mülkünün, dünya nimetlerinin kölesi olan Müslümanlar. Lüks otellerde tatil yapıp, lüks restoranlarda yemek yerken, harcadığı paranın hesabını-kitabını yapmayan, lâkin bir Müslüman kardeşine zekat-fitre vereceği zaman, fazla vermemek için kuruşu kuruşuna hesab yapan Müslümanlar...