Kitapta Tanrının iyi insanı değer verdiği için sınadığını, terbiye ettiğini, kötü insanlara da hakiki olmayan bir mutluluk verdiğinden söz ediyor Seneca.
Mantık olarak doğru iyi insan adeta hamur gibi yoğruldukça şekil alıyor, anlam kazanıyor. Ancak tüm bunlara rağmen bu kadar zorluk yaşamak şu kısacık ömürde? Küçük mutluluklar olmasa dayanılmayacak dertler de yok mu dünyada? Bu imtihanın ödülünü alacak olmanın sabırıyla dayanıyor insan.
Yoksulluğu aşağılayın; kimse doğduğu anki kadar yoksul yaşayamaz. Acıyı aşağılayın; ya ferahlayacaktır ya sizi ferahlatacaktır. Ölümü aşağılayın; sizi ya sona ulaştırır ya da farklı bir yere taşır. Talihi aşağılayın; ona ruhunuza saplayacağı bir mızrak vermedim.
Kitap adeta Türk filmi niteliğinde. Her şeyiyle unutamayacaklarım arasına giren bu kitapta acının yanında tatlının ekşinin tuzlunun bir eksik olmadığı bir hikayeyi dinliyoruz. Okurken yer yer kalbinize bir sızı yerleşebilir, doğaldır. Yitirmeden anlamaz insan, bazen bazı şeyleri çok geç çok acı yollarla farkediyoruz.