Aniden olmadı, birikti.
Yavaş yavaş doldu sonra taştı.
Bugün attığım üç beş adım yormadı beni, dün yürüdüğüm kilometrelerce yol nefesimi kesti. Doldum taşıyorum artık. Ve siz sadece bugün taştığımı gördünüz.
Yılda bir olur şeb-i yelda veli ey subhruh
Alem-i hecrin inen çokdur şeb-i yeldaları”
(Ey sevgili, yılda bir kez en uzun gece olur ama senden ayrı geçen zamanların şeb-i yeldası çoktur.)
Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir,
Mübtela-yı gama sor kim geceler kaç saat
(En uzun geceyi gökyüzüyle, yıldızlarla uğraşan ne bilsin. Sen aşk derdine müptela olmuş kavuşamayan aşığa sor ki, geceler kim bilir kaç saat)