Okurken sürekli aynı yere varması okuyucuyu sıkabilir, şiirsel dili bazen fazla abartı gelse de bir süre sonra alışılıyor ve minik bir tiyatro oyunu seyreder gibi kafanızda ahenkle dans ediyor kelimeler. Zevk verdiğini ama yer yer insanın içini sıktığını demeden geçemeyeceğim.
Yaşam gayesi bulma amacındaki bir çocuğun hayatını ele alan bir kitap. Olay örgüsü örülürken dinler bu örgünün ikinci kolunu oluşturup hem kendileri hakkında bilgi veriyorlar hem de okuyucuya karakterimizin zihninde oluşan edinimlerini inceleme fırsatı veriliyor.
Hayata farklı bir bakış açısıyla gerek bir ömür boyu gerekse saniyelerle de olsa bakmanızı sağlıyor. Güzel bir deneyim.
Buna denk gelince son günlerde ekranlarda gördüğümüz ve sürekli ne içten üzüntüler yaşadığımızı söylediğimiz Neslican geldi. Adı her aklıma geldiği zaman bu kadar fazla insanı hem nasıl temsil ettiğini hem de ne kadar göremediğimizi düşünüyorum. Kötü değil elbet hepimiz "var olmak" eylemini gerçekleştiremiyoruz ama çok güzel bir yorum olurmuş bu cümle. Bu konuyu en güzel özetleyebilen cümle şuan bu gözümde.
Sadece denk gelince yazmak istedim. Acı, tatlı devam ediyoruz. İyi günler dilerim :)
Ah Neslican... Onca kötü şeyin olduğu şu dünyada umutla mücadele eden, hikayesini anlatarak güçlenen ve onlarca kişiye ulaşmayı başarmış güçlü bir kadın olarak sonsuza kadar kalacak hafızamda... Mevlam böyle yazmış kaderini dilerim huzur içinde uyur... Hayat çok acayip bir silsile dizisi sen umutla, canla başla, yüreğinle mücadele etsende sonucunun olup olmayacağı muamma, olan sonucun matah bir yankı mı yoksa huzur mu olacağı ise tamamen tesadüf...