Buket Cingöz

"Şerif Billings, orada mısın?" Ufak elini tulumundan çıkardı ve telsizi hüzünlü, titrek bıyıklarına doğru götürdü. Peter hışırtıyla dolu bir geri dönüş yaptı. "Buradayım efendim." Bernard vericive bastı. "Adamı duydun," dedi,gözlerinde yaşlar birikmişti. "Lukas Kyle, birinci sınıf IT teknisyeni, dışarı çıkmak istediğini söylüyor..."
Sayfa 528·Kitabı okudu
"İstediğin bu mu yani? Buradan çıkmak mı?" Tulumunun içindeki ellerini kıpırdadı. "Evet efendim." Lukas başıyla onayladı. "Söyle o zaman." "Buradan çıkmak istiyorum." Lukas, Bernard'ın arkasındaki ağır çelik kapıya göz ucuyla baktı. "Lütfen. Dışarı çıkmama izin vermenizi istiyorum." "Dışarı." Lukas bezmiş bir şekilde kafasını salladı, çene hattına doğru süzülen ter yanağını gıdıklıyordu. Aniden karşısındaki adama, gittikçe daha cok kendi babasını hatırlatan bu adama karşı büyük bir korku duyar olmuştu. "Lütfen," dedi Lukas. "Sadece... Kafese kapatılmış gibi hissetmeye başladım. Lütfen dışarı çıkmama izin verin."
Sayfa 527·Kitabı okudu
"Birkaç yüz mü?" Lukas sırtını tezgaha dayadı. Kupayı kaldırdı, ama nane kokusu tesirini yitirmeye başlamıştı. "Yani bundan yüzyıllar önce, verdiğimiz bir kararla-" "Verdikleri." Bernard buharı hâlâ tüten suyla kupasını doldurdu. "Onlar karar verdiler. Buna kendini dahil etme. Hele ki beni hiç."
Sayfa 480·Kitabı okudu
"Ah, Lukas?" "Evet efendim?" "Bundan sonra ayaklarının bastığı yere yoğunlaşmanı öneririm. Artık yıldızlarla uğraşmak yok, oldu mu evlat? Çoğunun yerini zaten biliyoruz."
Sayfa 462·Kitabı okudu
Juliette hızlı soluk alış verişleri dışında başka hiçbir şey duymuyordu. İşte öylece, tavana mıhlanmış bir halde ölüp gidecekti, koridorlara gömülü diğer balon cesetlerden biri olacaktı. Öyle ya da böyle sanki kaderinde bu kıyafetlerden birinin içinde can vermek vardı.
Sayfa 453·Kitabı okudu