TOUJOURS, bir alıntı ekledi.
 9 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Tek dilden tek bir türkü söyleyemedik işte. Biz insanoğulları... Destanlarımız asırlarca aynı öyküleri dillendirse de, hepimizin kahramanları, mazlumu zalimin elinden kurtarsa da, türkülerimiz aynı ezgileri vursa da... Çocuklarımızın başını okşayan ellerimizle kesiyoruz başkalarının çocuklarının başını. Dahası kendi çocuklarımızın başlarını... Bütün bu kan ırmağının içine akıttığımız her damla kanın, aslında kendi kanımız olduğunu her nedense anlamadan...

Kelime ve Nağme, Teoman Hekimoğlu (Sayfa 124 - Pupa Yayınları)Kelime ve Nağme, Teoman Hekimoğlu (Sayfa 124 - Pupa Yayınları)
İsmail Altunbüker, Taras Bulba ve Mirgorod Öyküleri'ni inceledi.
Dün 00:00 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Taras Bulba ve Mirgorod Öyküleri

Nikolay Vasilyeviç Gogol'un yazdığı, ilk yayın tarihi 1835'de tam 286 sayfa klasik öyküler

Kitabın iyi yönleri, kısa kısa öykülerden oluşan, Akıcı ve sade dili olan bu eser, hemen kolayca okunuyor.

Kitabın kötü yönü ise, bazı hikayeler çok kısa ve etkili değil, bazen ister istemez tatminsizlik oluyor.

Kitabın konusuna gelirsek, Kitabın asıl konusu olan Taras Bulba analatacağım. Savaşçı, korkusuz ve gözü pek kazakların hayatını anlatıyor. Polonyalıların onları savaşta yardıma çağıma bahanesiyle, bütün kazakları öldürmeye kalkıyor, Polonya Kralı. Bundan paçasını kurtaran büyük ve acımasız komutan Taras Bulba, bu olanların öcünü alacaktır. Herkesi dağıtan Taras Bulba savaş günü gelene kadar, oğullarını yetiştirir. Tam savaşa hazır olmaları için, sadece dövüşmek, ata binmek, kılıç kullanmak ve silah tutmak yetmiyordur.Oğullarını yeni açılan Polaonya manastırına gönderir. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmaz.

Sonuç Kitap yine çok şey kattı, anlayabilene yani bilinçli okuyana diyelim. Aslında kazaklar, biz Türk'ler den bir farkı yok. Onlarda acımasız, gözü pek, korkusuz ama savaş yerinde acımasızlar. Bir karış toprak uğruna, acımasızca kan döküyoruz. Aslında tüm bu olanların nedeni, temeli hep ırkçılıktan oluyor. Allah bizleri ne renklerimizle ayırıyor, nede ırklarımız ile ilgileniyor. Biz insanoğlu arasında iyi veya kötü haricin de Allah ayırmıyor da biz insan oğlu kendimize bir alan çiziyoruz, bayrak dikiyoruz, ırk tayin ediyoruz.Diğer insanları ötekileştiriyoruz. Ne saçmadır toprak mal için savaşmaktır, buda yetmezmiş gibi Allah'a ait olan yerleri toprakları kutsallaştırıyoruz. Oysa Allah bizden savaş konusunda istediği tek şey // Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir. ENFAL Suresi 39. ayet esas olan bu dur. Fakat insanlar bir karış toprak için, yani mal için, rahatı bozulmasın için savaşıyor.Bu uğurda evladını bile öldürüyor. Buda yetmiyor Allah için savaştığı ve şehit olduğunu söylüyor. Ayet bu konuda böyle emretmiyor. İnsan gerçekte Allah'ın adını ne çok kullanıyor kendi çıkarları için.Gerçekte hiç kimse Allah'ın dediğine uymuyor maalesef. Bu olayın gerçek yüzü bir de kitapta Taras Bulba bir avuç toprak için, kin için, nefret için kendi oğlunu öldürüyor. Oğlunun saadetine engel oluyor. Neden bunu yapıyor, kadınlar sevilmeye ayıktır ama, aması var onlar Polonyalı. Belki lider olamak için kalpsiz olamak lazım. Hani insanlığımız nerede o zaman çok Yazık. Bir lider, acımasız bir katil olamaktan ise İnsan olamak en iyisi. Gerekten ben dersimi aldım, darısı sizin başınıza. Yurtta Sulh, Cihanda Sulh. Barış, kardeşlik, sevgi ve saygı tüm insanlığa olmalı. İyi ve kötü ayrımın dan başka yer yüzünde ayrım olmasın dileğim bu. Okuyan ve okuyacak olan herkes keyifli okumalar diliyorum. En güzel, en tatlı kitaplar sizlerin olsun Türkiye.

TOUJOURS, bir alıntı ekledi.
17 Ağu 05:51 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İnsan oğlusun, güvenemem...

Bütün Öyküleri, Yusuf Atılgan (Sayfa 120 - Yapı Kredi Yayınları)Bütün Öyküleri, Yusuf Atılgan (Sayfa 120 - Yapı Kredi Yayınları)
TOUJOURS, bir alıntı ekledi.
 17 Ağu 05:44 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Babam okula verdi beni. Yıllarca sürdü bu... Elimde olmadan büyüyordum. Konuşmam yetmiyormuş gibi düşünmeye başladım. Çoğu insanlar gibi düşünmeden konuşsaydım kimse bir şey demeyecekti ama ben düşündüğümü söylemeye kalktım... Yukarıya bildirildi; başöğretmen beni getirtip ağzıma acı biber sürdü. 'Böyle gidersen beynine de biber sürülür' dedi.

Bütün Öyküleri, Yusuf Atılgan (Sayfa 119 - Yapı Kredi Yayınları)Bütün Öyküleri, Yusuf Atılgan (Sayfa 119 - Yapı Kredi Yayınları)
TOUJOURS, bir alıntı ekledi.
17 Ağu 04:59 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Hiç ağlama emi? Gülerken senin kadar güzel, ağlarken senin kadar çirkin birini görmedim ben...

Bütün Öyküleri, Yusuf Atılgan (Sayfa 103 - Yapı Kredi Yayınları)Bütün Öyküleri, Yusuf Atılgan (Sayfa 103 - Yapı Kredi Yayınları)
TOUJOURS, bir alıntı ekledi.
17 Ağu 04:18 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Suçum neymiş benim? Ezilen, sömürülen yoksul halka bir kurtuluş önlemi önermek suç mu?
...
Sömürücülere gönüllü uşaklık eden, yüzünü göstermekten korkan yüreksiz faşistler vız gelir bana; elinden geleni ardına koyma...

Bütün Öyküleri, Yusuf Atılgan (Sayfa 93 - Yapı Kredi Yayınları)Bütün Öyküleri, Yusuf Atılgan (Sayfa 93 - Yapı Kredi Yayınları)