Buse

Ama bilmek ve şahit olmak en büyük mutluluktur. Macera ise büyük bir ibadettir; çünkü O'nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu görebilmiş değilim. Kendi payıma ben, dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım. Bu, yeterince cesur olmadığımın bir göstergesi olabilir. Aynı hatayı senin de yapmana yol açmak istemiyorum. Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. Dünyadan ve onun binbir halinden korkma.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Reklam
“Amaç, şüphe götürmeyecek ilk kesin bilgiye varmaktı. Her bilgiden şüphe eden Rendekâr, şüphe ettiğinden şüphe edemiyor ve bundan da kendisinin varolduğu sonucunu çıkarıyordu.”
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Arap İhsan, rastgele bir sayfayı açarak Kubelik'in önüne koydu ve ondan birkaç satırı tercüme etmesini istedi. Kendisine gösterilen satırları defalarca okuyan Kubelik, yeterince karalama
Kubelik'in ürkek ürkek baktığı Arap İhsan gömleğinden bir kitap çıkarıp masanın üzerine koydu. Zavallı cerrah iyice afallamıştı. Kitabı alıp kapağına baktığında tam ortasındaki deliği farketti. Delik, son sayfalara kadar ilerliyor ve arka kapağına gelmeden nihayet buluyordu. Sayfalarını karıştırmaya kalkınca içinden masaya bir kurşun düştü. Fındık büyüklüğünde bir karabina kurşunuydu bu. Kitap, çevredeki insanların da ilgisini çekmişti. Arap İhsan bağıra bağıra, “İşte! Hayatımı kurtaran şeyi görün!" diyordu. Tam iki hafta önce bir frenk kalyonuna rampa ettiklerinde doğruca kaptan köşküne çıkmış, eline ne geçerse talan ederken bu kitabı da koynuna sokuşturuvermişti. Gelgelelim kâfirin biri tüfeğini tam göğsüne ateşlediğinde, kurşun onu sendeletmesine rağmen nasıl olup da sağ kalabildiğine şaşmış, kadırgaya geri döndüğünde ise kurşunun, koynundaki esere saplandığını görmüştü. Bunda bir hikmet olmalıydı mutlaka. Bu hikmet de onun hayatını kurtaran ve ilim irfanla dolu olduğu su götürmez bir gerçek olan şu kitabın içinde olmalıydı. Frenk lisanına vâkıf olan Kubelik, nasıl olsa üç güne kalmaz bu eseri tercüme ederdi.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
“ Çünkü burası sultandan çok paranın hükmünün geçtiği Galata’ydı.”
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Reklam