• Kitap, uzun yıllar Fin toplumu içinde yaşamış Rus yazarı ve aydını Petrov'un yazdığı; genelinde bir toplumun maddi, manevi ve kültürel olarak nasıl kalkınabileceğini anlatan bir eser.

    Tarihinin önemli bir bölümünde İsveç ve Rus egemenliği altında yaşayan Finlandiya'nın eğitim başta olmak üzere ekonomi, kültür, tarım, sağlık ve toplumsal yaşam düzleminde gerçekleştirdiği büyük ve destansı hamle bu kitabın ana konusu..

    Daha önce tabiri caizse geçiştirerek göz attığım kitabı bu sefer daha özümseyerek okurken, her zaman alışageldiğim şekilde önemli gördüğüm satırların altını çizerek bir süre devam ettim. Sonrasında ise kitabın her bir satırının çok anlamlı ve değerli olduğunu gördüm.

    Fin toplumunun neredelerden bugünkü seviyesine geldiğini okurken; bir yandan da tarih sahnesindeki konumunu ileriye, refaha, gelişime, yükselişe taşıma düşünce ve çabasında olan diğer toplumların yapması ve yapmaması gereken şeylerin ipuçlarını buluyorsunuz satır aralarında.

    Toplumun eğitim ve kültür seviyesini geliştirmek, refah düzeyini artırmak isteyen yöneticiler, memurlar!

    Görevini layıkıyla yapmak isteyen öğretmenler, anne-babalar, doktorlar, mühendisler, ticaretle uğraşanlar ve her meslek grubundan sorumluluk bilincindeki insanlar!

    Çocuklarını en iyi şekilde yetiştirme azmindeki anne ve babalar!

    Ülkesini sevdiğini ve bunun için her zaman ve konumda bir şeyler yapılabileceğini düşünenler!

    Bu kitabı mutlaka tekrar tekrar, sindire sindire okumalısınız.

    Sanırım daha fazla açıklamaya gerek yok. Okurken kitabın kendi kendisini en iyi şekilde anlattığını göreceksiniz.

    Bu kitabı önemli kılan bir başka husus da; Atatürk'ün başucu eserlerinden biri olması ve okunmasını tavsiye etmesi...

    (Son bir önerim: Kitap bugüne kadar pek çok yayınevince basılmış; bazı yayınevleri kitabı kuşa çevirerek yayınlamış. Tam metin olanını bulup okumanızın daha yerinde olacağını değerlendiriyorum.)

    Keyifli okumalar...
  • İnceleme yapma konusunda yetenekli olduğumu düşünmemekle birlikte, bazen okuduklarımın etkisini kısacıkta olsa karalamaktan alıkoyamıyorum kendimi. Bazen içimde yeşerenler umut oluyor, bazen öfke, bazen çaresizlik, bazen özlem, bazen de tıpkı şuan Zola’nın kaleminden dökülenleri okuduktan sonra hissettiğim gibi bir isyan. Kedimce karalamalarıma başlamadan önce Emile Zola kimdir kısaca bahsetmek istiyorum.
    1840 yılında Paris’te doğan Emile Zola, Fransa’da natüralizm(doğalcılık) akımının öncüsü olan ünlü bir yazar olmakla birlikte, edebiyata bulunduğu katkılarının dışında kitabımıza konu olan Dreyfus Davasında takındığı başkaldıran yapısıyla da hafızalara kazınmıştır. İnşaat mühendisi olan babasını genç yaşta kaybetmesinin üzerine hayatı zorluklarla geçen yazarımız, zamanı gelince evleniyor ve Zola ile eşi 1902 yılında Paris’teki evlerinde bacadaki tıkanıklık yüzünden zehirleniyorlar, bu zehirlenmeden sonra eşi iyileşse de Zola hayatını kaybediyor.
    Kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmaya başlamadan önce Zola’nın hayatından kısaca bahsetmek istememin sebebi Zola’nın ölümüdür. Çünkü Emile Zola’nın ölmesine sebep olan bacadaki tıkanıklığın, kitabımıza konu olan Dreyfus karşıtlarınca yapıldığını düşünenler bulunmaktadır.

    Kitabımız Emile Zola’nın dönemin cumhurbaşkanına yazdığı cesur bir mektubunu barındırıyor ve mektuptan önce, mektup ve mektuptan sonra olmak üzere üç bölüme ayrılmış, bir solukta okuyabileceğimiz ama kendimizi, düzeni, her şeyi sorgulamamıza sebep olacak türden bir eser. Mektup, Fransa’da Yahudi kökenli bir subay olan Dreyfus’un haksız yere casuslukla, vatan hainliğiyle suçlanışına Emile Zola’nın sessiz kalmayışını içermektedir.
    Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Dreyfus Davası’nın Emile Zola ile (bu mektubu yazana kadar) hiçbir alakasının olmamasıdır. Aslında Zola’ya ucu dokunan hiçbir konu yoktur yaşanılan olayda. Ancak Zola maalesef birçok zaman kapıldığımız “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” düşüncesine kapılmamış ve Dreyfus’un masum olduğunu ortaya çıkarmak için çok büyük bir cesaret örneği sergilemiştir. Mektubun sonlarına doğru geldiğimizde Zola’nın kimleri suçladığı ve suçlama sebeplerini yazarken, kendisinin de bu suçlamaları yöneltirken hareket suçunu işlediğini belirtmesi de beni etkileyen ikinci güzellik oldu. Hangimiz Zola kadar cesur davranabiliyoruz, elimizi taşın altına koyabiliyoruz ve gerektiğinde de öz eleştiri yapabiliyoruz ki…
    Kısacık bir eser olmasına rağmen içi kocaman bir cesaret ve haksızlığa başkaldırı ile dolu olan bu kitabı okumadıysanız muhakkak okumanızı tavsiye ederek inceleme adı altındaki karalamama son veriyorum:)
  • Lozan Antlaşması'nı değerlendirirken günümüzün siyasi aidiyetlerini ölçü olarak almak yanlıştır. Günümüzde sağcı, solcu, muhafazakar, liberal, Kemalist olmak Lozan hakkında olumlu ya da olumsuz önyargılı bakışlara yol açmamalıdır. 

    Her büyük tarihi hadise gibi Lozan da kendi şartlarında değerlendirilmelidir. Dönemin güç dengeleri ve imkanları dikkate alınmadan doğru değerlendirme yapılamaz. Lozanı başarılı ya da başarısız bulmak mümkündür, fakat bu mutlaka objektif araştırmalara dayanmalıdır. 

    ... 

    Lozanı değerlendirirken sadece kendi hedeflerimizi değil, Müttefiklerin politikalarını da göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü Lozan nihayet on yıllık savaştan sonra barış için yapılmış bir uzlaşmadır ve Türkiye'nin kuruluş senedidir. 

    ... 

    Lozan zafer mi, hezimet mi?! 

    Bizde Mecliste Lozan nasıl eleştirildiyse İngiliz parlamentosunda da liberaller tarafından başarısız bulunarak eleştirildi. Liberallere göre Lozan Antlaşması Türkler karşısında İngiliz diplomasisinin hezimetiydi. 

    Keza o dönemde Time dergisinde şu yönde analizler, haberler yapılmıştır:

    > "Lozan'da Hristiyan medeniyeti çarmıha gerildi."

    > "Lozan Antlaşması, yüz yıldan fazla süredir İngiliz diplomasisinin ilk göze çarpan başarısızlığıydı."

    > "Neticede, Lozan Antlaşması, Türkiye'yi yaka paça Avrupa' dan atmak yerine, Avrupa'yı Türkiye' den attı."

    Bizde de öbür tarafta da Lozan Antlaşması'na zafer mi, hezimet mi diye bakanlar ve hezimet sayanlar olmuştur. Bizde hala böyle düşünenler var. Bu bakış tarzı ve hezimet iddiası yanlıştır. Lozan' da bütün taraflar başlangıçtaki tezlerine göre bazı tavizler vererek barışı tercih etmişlerdir.

    ... 

    Böylesine zorlu ve birkaç defa savaşın eşiğine gelinen bir diplomatik savaşta, İsmet Paşa ve arkadaşları, tabi Mustafa Kemal Paşa'nın onayıyla, hiç taviz vermemiş olabilir mi? Öte yandan Lozan bir hezimetse, "Ne istedilerse verdik" ise, niye bu kadar uzun sürmüş, niye savaşın eşiğine gelinmişti? Bu uzun ve zorlu diplomatik mücadelede tavizler verilmiştir, fakat hezimet demek İNSAFSIZLIKTIR. 

    Lozan Antlaşması'nda gizli maddelerin olduğu, geçerliliğinin 2023 yılında sona ereceği şeklindeki söylentiler de tamamen asılsızdır, yalandır. 

    ... 

    Lozan'da alınan sonuçları, Montrö ve Hatay' ın ilhakı ile birlikte düşündüğümüzde ve Türkiye ile müttefikler arasındaki kuvvet dengesini de dikkate aldığımızda, hedeflere önemli ölçüde ulaşılmıştır. Bu açılardan Lozan Antlaşması başarılıdır. 

    Unutulmamalıdır ki, Lozan'da müzakereler devam ederken, İstanbul ve Çanakkale hala işgal altındadır! 
  • Paranın ve ölümün övülmesine hayır diyoruz. En çok malı olanın en değerli olduğu, mallara ve insanlara fiyat biçen bir sisteme hayır diyoruz.

    Zenginliği çoğaltmak için yoksulluklar çoğaltıyorlar ve diğerlerinin yoksulluğunu çizginin dışında tutmak, bu çok azın zenginliğini gözetmek için silahlar kat kat artıyor, bu arada yalnızlık da kat kat artıyor. Bize ne yiyecek ne de sevecek bir şey veren, çoğunluğu yiyecek açlığına, çok daha fazla kişiyi de kucaklaşma açlığına mahkum eden bu sisteme hayır diyoruz.

    Yalana hayır diyoruz. Büyük iletişim araçlarının evrensel ölçekte yaydığı egemen kültür, bizleri dünyayı yakınımızdakilerin olsa olsa bir mal ya da rakip olabileceği ama asla kardeş olamayacağı bir süpermarket ya da otoyol saymaya davet ediyor.

    Söyledikleri ve sustuklarıyla, egemen kültür yoksulların yoksulluğunun zenginlerin zenginliğinin bir sonucu olmadığı yalanını söyler, bu kimsenin suçu değildir, bir keçinin kulağından çıkmıştır ya da yoksulları tembel ve eşek yapan Tanrı’nın işidir. Aynı biçimde bazı insanların diğerleri tarafından aşağılanmasının dayanışmacı öfkeyi ya da skandalı gerektirecek bir nedeni yoktur çünkü şeylerin doğal yasasıdır bu

    İtaatimizi ödüllendirirler, zekamızı cezalandırırlar ve yaratıcı enerjimizin soluğunu keserler. Biz düşünülenleriz ama düşünenler olamayız. Yankıya hakkımız var ama sese yok, yönetenler bizim papağanlık yeteneğimizi överler. Biz hayır diyoruz : Bu pespayeliği kade r olarak kabul etmeyi reddediyoruz.

    Biz korkuya hayır diyoruz. Söyleme korkusuna, yapma korkusuna, olma korkusuna hayır diyoruz. Görünen sömürgecilik söylemeyi yasaklıyor, yapmayı yasaklıyor, olmayı yasaklıyor. Daha etkili görünmez sömürgecilik bizi söylenmeyeceğine, yapılmayacağına, olunamayacağına inandırıyor. Korku gerçeklik kılığına bürünüyor : Gerçeklik gerçekdışı olmasın diye iktidarsızlığın ideologları bize ahlakın ahlaksız olmak zorunda olduğunu söylüyorlar.
    Biz hayır diyoruz ve hayır derken de evet diyoruz. E. Galeano.
  • Öğrenim dönemimde epey üstünde durduğum lakin teknolojinin gereksede şartların bugünkü kadar elverişli olmamasından dolayı ulaşamadığım kitap isimlerini bi liste halinde hazırladım. En azından bu alana ilgi duyan okurlar ve öğrenciler için yol gösterici olacağını umuyorum.

    Kısa bir hatırlatma KPSS A ya yönelik bir liste değildir. Lakin analiz ve yorum konusunda çok şey kazandıracaktır okurlara.

    Mahfi Eğilmez - Kolay Ekonomi
    Tim Harford - Görünmeyen Ekonomist
    Tim Harford - Sevgili Görünmeyen Ekonomist
    Sadun Aren - 100 Soruda ekonomi El Kitabı
    Robert H. Frank - Doğal İktisat
    John Charles Pool, Ross Laroe - Bir Günde Nasıl Ekonomist Olunur?
    Faruk Türkoğlu - Ekonomiyle İlgili Her Şey
    Edmund Conway - 50 Ekonomi Fikri
    Richard Bronk - Romantik Ekonomist
    Case, Fair, Oster – Ekonominin İlkeleri
    Şevket Pamuk – Türkiye’nin 200 Yıllık İktisadi Tarihi
    Erinç Yeldan – İktisadi Büyüme ve Bölüşüm Teorileri
    Adam Smith – Milletlerin Zenginliği
    Dana Rodrik – İktisadı Anlamak
    Daniel Kahneman – Hızlı Ve Yavaş Düşünme
    Elif Çepni – Ekonomik Ve Finansal Göstergeler
    Eric Hobsbawm – Devrim, Sanayi Ve İmparatorluk Çağı Üçlemeleri
    J. Rousseau – Toplum Sözleşmesi
    Jim Stanford – Herkes İçin İktisat
    John Steinbeck – Gazap Üzümleri (ABD’de 1929 Bunalımındaki yıllarını konu alır)
    Karl Marx – Kapital
    Klaus Schwab – Dördüncü Sanayi Devrimi
    Mahfi Eğilmez – Tüm Kitapları (Kolay Ekonomi, Mikro Ekonomi Vs.)
    Nizamül Mülk – Siyasetname
    Phil Thornton – Büyük Ekonomistler
    Platon – Devlet
    Robert L. Heilbroner – İktisat Düşünürleri
    Tahsin Yücel – Kumru İle Kumru ( Gösteriş tüketimini anlatır.)
    Thomas More – Ütopya
    Thomas Piketty Kapital
    Tolstoy – İnsan Neyle Yaşar?
    Türk Dil Kurumu – İktisadi Terimler Sözlüğü
    Veblen – Aylak Sınıfın Teorisi
    Steven D. Levitt & Stephen Dubner Görünmeyen Ekonomi – Dünya Gerçekte Nasıl İşliyor?
    Robert Heilbroner -İktisat Düşünürleri
    Fernand Braudel - Maddi Uygarlık, Cilt 2 – Mübadele Oyunları
    Leo Huberman - Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla
    Albert O. Hirschman - Tutkular ve Çıkarlar
    Ayşe Buğra -İktisatçılar ve İnsanlar
    D. Edmonds ve J. Edinow - Wittgenstein’ın Maşası
    Ursula K. LeGuin - Mülksüzler
    Gülten Kazgan - İktisadi Düşünce veya Politik İktisadın Evrimi
    Alaeddin Şenel - İlkel Topluluktan Uygar Topluma
    Ted Walther - Dünya Ekonomisi
    Brian Snowdon, Howard R. Vane - Modern Makroekonomi
    Anadolu Üniversitesi, Açık Öğretim Fakültesi, Çeşitli Yazarlar - Ekonominin Güncel Sorunları
    Ümit Akçay ve Ali Rıza Güngen -Finansallaşma, Borç Krizi ve Çöküş, Küresel Kapitalizmin Geleceği
    Frederic Mishkin - Para, Bankacılık ve Finansal Piyasalar İktisadı
    İktisat Düşünürleri -Robert L. Heilbroner (Dost)
    İktisadi Düşünce Tarihi: Modern İktisadın İnşası - Mark Skousen (Adres)
    Fukaralığa Veda: Dünyanın Kısa İktisadi Tarihi — Gregory Clark (Bilgi Üniv. Yay.)
    Dünya Nüfusunun İktisat Tarihi — Carlo M. Cipolla (Ötüken)
    Büyük Güçlerin Yükseliş ve Düşüşleri — Paul Kennedy (İş Bankası Kültür Yay.)
    İktisat Tarihi — John Kenneth Galbraight (Dost)
    Kuşku Çağı: Ekonomik Gelişmeler Tarihi — John Kenneth Galbraight (Altın)
    İktisadi Düşünce veya Politik İktisadın Evrimi — Gülten Kazgan (Remzi)
    Modern Uluslararası İktisat Teorisinin Kökenleri — N. Emrah Aydınonat (Siyasal)
    Büyük Kriz 1929 — John Kenneth Galbraight (Pegasus)
    Büyük Düşünenler: Ekonomi Dehalarının — Sylvia Nasar (Altın)
    Cinnet Panik ve Çöküş: Mali Krizler Tarihi — Charles P. Kindleberger (Bilgi Üniv. Yay.)
    Bu Defa Farklı: Finansal Çılgınlığın 800 Yıllık Tarihi — Carmen M. Reinhart & Kenneth S. Rogoff (CNBC-E)
    Şeytan Sofrası: Finansal Spekülasyonlar Tarihi — Edvard Chancellor (Scala)
    Tanrılara Karşı: Riskin Olağanüstü Tarihi — Peter L: Bernstein (Scala)
    Paranın Yükselişi: Dünyanın Finansal Tarihi — Niall Ferguson (YKY)
    Altının Gücü: Bir Tutkunun Olağanüstü Tarihi — Peter L. Bernstein (Scala)
    Küresel finans piyasalarında belirsizlik arttığında fiyatı fırlayan ve buna dayalı olarak ekonomi haberlerinde çok konuşulan altını bu kitaptan başlayarak incelemekte yarar var.
    Olağanüstü Kitlesel Yanılgılar ve Kalabalıkların Çılgınlığı — Charles Mackay & Karışıklığın Karmaşası -Joseph De La Vega (Scala)
    Finansal krizler tarihine dair ilk kitaplardan. Birinci hamur kağıda basılı olması benim açımdan dezavantaj. Ama okuması çok uzun sürmüyor.
    Devrim Çağı — Eric J. Hobsbawn (Dost)
    Eric J. Hobwbawn’ın kitaplarından özellikle dördü: Devrim Çağı, Sermaye Çağı, İmparatorluk Çağı ve Aşırılıklar Çağı iktisatçılar için mutaka okunması gereken kitaplardır. Bu serinin ilk kitabı. Dikkatlice okunması gereken kitaplardan. Çok akıcı bir dil beklemeyin.
    Uzun Yirminci Yüzyıl: Para Güç ve Çağımızın Kökenleri — Giovanni Arrighi (İmge)
    Keynes’e Dönüş: Torunlarımızın Ekonomik Olanakları — Lorenzo Pecchi & Gustavo Piga (Bilgi Üniv. Yay.)
    Sermaye Muamması: Kapitalizmin Krizleri— David Harvey (Sel)
    Alternatif bakışlar derinliğinizi artırır. Bu kitaba vakit ayırmak gerek.
    Tüfek Mikrop Çelik — Jared Diamond (Tübitak)
    Beğenenler için Çöküş (Timaş Yay.) Diamond’ın bir başka değerli kitabı.
    Ölü İktisatçılardan Yeni Fikirler: Modern Ekonomik Düşünceye Giriş — Todd. G. Buchholz (Adres)

    Sosyal ve kültürel evrimi anlamak için:
    Alaeddin Şenel: İlkel Topluluktan Uygar Topluma. (4): Çok önemli bir kitap. Sosyal bilimle, hatta fizik bilimle ilgilenen herkes için temel kitaplardan birisi.
    Gordon Childe, Kendini Yaratan İnsan (4): Eski ama yine çok önemli bir kitap.

    Analitik düşünmeyi geliştirmek için:
    Arthur Conan Doyle, Dörtlerin İmzası (3): Analitik düşünmeyi geliştirmede Sherlock Holmes’in kullandığı tümdengelim yöntemi çok önemlidir. Bu roman Holmes’in bilimsel yöntemi en çok kullanarak çözüme ulaştığı öykülerinden birisidir. Analitik düşünmeye katkı sağlar.
    Agatha Christie, Doğu Ekspresinde Cinayet (3): Agatha Christie’nin bu romanı da insanı sürekli olaylar arasında bağ kurmaya, neden – sonuç ilişkilerini aramaya yöneltmesi bakımından analitik düşünmeye iten bir kitaptır.
    Ransom Riggs, Sherlock Holmes El Kitabı (2): Sherlock Holmes’in nasıl düşündüğünü, olayları nasıl çözdüğünü örneklerle analiz eden bir deneme. Çok önemli ama Holmes’in öykülerini de bilmeyi gerektirebilir.
    Maria Konnikova, Sherlock Holmes Gibi Düşünmek (4): Konnikova bu kitabında insanın beynini nasıl kullanması gerektiğini Holmes öykülerinde ünlü dedektifin kullandığı yöntemleri ele alarak açıklıyor. Yararlı bir deneme.

    Matematiksel ekonomik analiz bilgisini geliştirmek için
    Alpha C. Chiang, Matematiksel İktisadın Temel Yöntemleri (4): Matematik, ekonominin bir çeşit stenosu haline geldi. Matematiği ekonomiye en iyi uyarlamış kitaplardan birisi bu kitaptır. Benim gençliğimde bir numaraydı halen de oralardadır.

    Ekonomik analiz bilgisini geliştirmek için:
    Sadun Aren: İstihdam, Para ve İktisadi Politika (3): Eski ama Keynesyen ekonomiyi anlamak için hala geçerli, anlatımı çok açık bir kitap. Benim gençliğimde sınavların temel kitaplarından birisiydi. Yeni baskısını okudum ve hala çok iyi bir kitap olduğuna kanaat getirdim.
    Gülten Kazgan: İktisadi Düşünce Tarihi veya Politik İktisadın Evrimi (4): Bana sorarsanız ekonomik analizin olmazsa olmaz el kitaplarından birisi. Ekonomiye bakışımda analiz yeteneğimi en çok geliştiren kitaplardan birisi olduğunu düşünüyorum.
    Zeynel Dinler: Mikroekonomi (4): Mikroekonomiyi Türkçe’de en iyi anlatan kitaplardan birisi. Biraz ağır bir kitap olması nedeniyle mikroekonomi okumuş öğrencilere önereceğim bir kitap. Yani mikroekonomi bilginizi artırmak ve sınavlara hazırlanmak için bu kitabı okumalısınız.
    Brian Snowdon, Howard R. Wane, Modern Makroekonomi (4): Makroekonomi bilgisini ekonomik düşünce tarihiyle harmanlamış bir kitap. Çok iyi planlanmış, oldukça yeni bilgileri içeriyor.
    Pierre Delfaud: Keynes ve Keynesçilik (3): Keynesyen ekonominin esaslarını gözden geçirmek için iyi bir özet.
    Hyman P. Minsky, İstikrarsız Bir Ekonominin İstikrarı (4): Ekonomide yaşanan yakın tarih gelişmelerini, krizleri analiz edebilmek için oldukça iyi bir kitap.
    Frederic Mishkin. Para Politikası Stratejisi (4): Para politikası ve uygulamalarını anlamak ve analiz edebilmek için yararlı bir kitap.
  • Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabileceği kadardır.
    Mevlana

    Uzun bir yolculuk tek bir adımla başlar.
    Konfüçyüs

    Büyük fikirleri düşünenler büyük hatalar yaparlar.
    Martin Heidegger

    Hakiki ve ciddi bir tek felsefi sorun vardır: İntihar. Hayatın yaşamaya değer olup olmadığını yargılamak, bu felsefenin temel sorusunu oluşturur. 
     Albert Camus

    Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir. İhtiyaç kalmaz. 
     Pablo Neruda

    Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz.  
    Heraklit

    Merak bir filozofun en düşkün olduğu şeydir çünkü felsefenin bundan başka bir başlangıcı yoktur.  
    Platon

    Beni mahveden şey; bana yalan söylemiş olman değil, sana bir daha inanmayacak olmamdır.  
    Victor Hugo

    Zeki adamlar söyleyecek bir şeyleri olduğu için konuşurlar. Aptallar, konuşmaları gerektiği için.  
    Platon

    İnsan “ne ise o olmayı” reddeden tek yaratıktır. 
    Albert Camus

    -Havaya atılan bir taş düşünebilseydi kendi isteğiyle yere düştüğünü sanırdı.
    Baruch Spinoza

    Her zaman yapamadığım şeyi yapıyorum, onun nasıl yapılacağını öğrenmem için.  
    Pablo Picasso

    Yapabileceğini düşünen yapabilir, yapamayacağını düşünen yapamaz. Bu değişmez ve tartışılmaz bir kuraldır.  
    Pablo Picasso

    Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür. 
    Mahatma Gandhi

    İnsan ulaşamadığı her şeyin “delisi”, ulaştığı her şeyin “nankörüdür.
     Pablo Neruda

    Giden sizin için çok değerli de olsa, kapıyı örtün ki; içeride kalanlar üşümesin.  
    Paulo Coelho
  • Küçük düşünenler avlanmaz büyük düşünenler avlanır
    Veysel Erbay