L. M. Montgomery
Serinin üçüncü kitabı da gayet eğlenceli ve sürükleyiciydi fakat bu kitapta Anne'e sinir oldum, diyebilirim. Bazı davranışları ve aptal gibi davranması da cabası. Yine de sonda pişman oluşu ve kavuşma güzel işlenmişti. Aslında ben her ne kadar sinir olsam da biliyorum ki Anne de tam olarak böyle davranırdı. O yüzden de serinin bu kitabı da benim beğenimi kazandı.
Bu yılımızın bol bol kitapla geçmesi dileğiyle. Hoşçakalın.
(Kendi inceleme defterime nasıl yazdıysam aynılarını buraya yazıyorum.)
•Sevdiğim Alıntılar
• Hayalleri, gerçek hayattan çok daha zengindi. Görünmeyen ve ebedî olan hayali şeyler, görünüp sonradan kaybolan gerçek şeylerden çok daha güzeldi.
BÖLÜM 1 "DEĞİŞİMİN GÖLGESİ", s.16
• "Şu an hayat dudaklarıma değen bir fincan görkeme benziyor ama içinde mutlaka acı bir tat da vardır... Her fincanda olur. Ben de bir gün kendiminkinin tadına bakacağım. Umarım o zaman yeterince cesur ve güçlü olabilirim..."
BÖLÜM 6" PARKTA", s.72, Anne SHİRLEY
Neslihan Şimşek ! Bu inceleme tamamen kişiseldir. Fikir ayrılıklarına düşsek de bunun benim fikirlerim olduğunu ve saygı duymanız gerektiğini lütfen unutmayın. Okuduğunuz için teşekkürler. !
Şermin Yaşar
Yine geldim en zorlandığım kısıma. Meltem, Selime teyze ve ben. Oturup çay içiyorduk ve bir anda eteklerimizdeki tüm her şeyi dökmeye karar verdik. Selime teyze açıldı, ondan arka alan Meltem de döktü taşlarını. Öyle bir anlattılar ki sustum ve sadece onları dinledim. Onlar anlattı, ben de yargılamadan sadece dinledim, sonra da hepimiz dağıldık. Kitap tam da böyle hissettirdi. Yazarın kalemine sağlık.
Bu yılımızın bol bol kitapla geçmesi dileğiyle. Hoşçakalın.
(Kendi inceleme defterime nasıl yazdıysam aynılarını buraya yazıyorum.)
•Sevdiğim Alıntılar
• Olmadı. Olmamasına şaşırmadım da üzülmedim de. Ama uyandım. Beni, benimle aynı sınavlardan geçmemiş hiç kimsenin asla anlayamayacağına uyandım.
Çay Bisküvisi, s.18, Meltem
• Hakikat derdi olan, "yok" der, derdi olmayan dert uydurur zaten.
Selvi Dalları, s.25, Selime Teyze
Neslihan Şimşek ! Bu inceleme tamamen kişiseldir. Fikir ayrılıklarına düşsek de bunun benim fikirlerim olduğunu ve saygı duymanız gerektiğini lütfen unutmayın. Okuduğunuz için teşekkürler. !
Ceren Melek
Yine geldik en zorlandığım kısıma. Ateşpare serisinin ikinci kitabı beni hüsrana uğratmadı fakat yine de beklediğim beklentiyi vermedi. Bazı kısımlarda hikayeden tamamen koptum ve sıkıldım. Onun dışında güçlü kadın imajı biraz daha normale indirgenmiş. Serinin ilk kitabında bundan hoşlanmamıştım fakat ikinci kitapta bu çok daha okunacak seviyeye çekilmiş.
Bu yılımızın bol bol kitapla geçmesi dileğiyle. Hoşçakalın.
(Kendi inceleme defterime nasıl yazdıysam aynılarını buraya yazıyorum.)
•Sevdiğim Alıntılar
• "Kendimizi sevmeyi öğrenmeden bir başkasını seversek o kişiye dönüşürüz, kendimizi sevmeyi unuturuz."
4 "KANIŞLAR VE KAZANIŞLAR", s.67, Aşkın ERİZGİ
• Kibir, zekâdan daha tehlikeli bir silahtı çünkü namluyu karşısındakine değil, kendine doğrulturdu. Sahibi farkına bile varamadan, en doruk anını yaşarken öldürürdü sahibini.
4 "KANIŞLAR VE KAZANIŞLAR", s.61
Neslihan Şimşek ! Bu inceleme tamamen kişiseldir. Fikir ayrılıklarına düşsek de bunun benim fikirlerim olduğunu ve saygı duymanız gerektiğini lütfen unutmayın. Okuduğunuz için teşekkürler. !
L. M. Montgomery
Yine en zorlandığım kısımdayım. Kitap, serinin ilk kitabına göre daha çok tanıtma amaçlı yazılmış sanki. Yani kitabın asıl kahramanını arka planda bırakıp Avonlea ve halkını tanıtıyordu. Anne karakteri yok değildi ama daha çok Avonlea ön plandaydı. Serinin ikinci kitabını da çok sevdim ama bir kitabı seçmem gerekseydi bu ilki olurdu.
Bu yılımızın bol bol kitapla geçmesi dileğiyle. Hoşçakalın.
(Kendi inceleme defterime nasıl yazdıysam aynılarını buraya yazıyorum.)
•Sevdiğim Alıntılar
• "Sonuç olarak," dedi, "en güzel ve en tatlı günler çok şahane ya da çok heyecanlı şeylerin olduğu günler değil, kopmuş bir kolyeden birbiri ardına düşen inci taneleri gibi basit mutlulukların yaşandığı günlerdir bence."
BÖLÜM 19 "MUTLU BİR GÜN", s.231, Anne SHİRLEY
• "Hayattaki en iyi şeylerden biri de bu. Yaşanacak daha bir sürü ilkbahar var."
BÖLÜM 24 "KENDİ MEMLEKETİNDE BİR KÂHİN", s.304, Anne SHİRLEY
Neslihan Şimşek ! Bu inceleme tamamen kişiseldir. Fikir ayrılıklarına düşsek de bunun benim fikirlerim olduğunu ve saygı duymanız gerektiğini lütfen unutmayın. Okuduğunuz için teşekkürler. !
L. M. Montgomery
Yine geldim en zor kısma. Hızlı biten bir kitap oldu çünkü yazarın kalemi öyle akıcı ve hafif ki su gibi aktı gitti. "Vadideki Zambak" gibi bir kitaptan sonra ilaç gibi geldi çünkü biraz dinlenmek için böyle bir kitaba ihtiyacım vardı.
Kitabın konusu; Cutberth kardeşlerin ev işlerinde yardımcı olması için yetimhaneden oğlan çocuk sahiplenmeleri ve ardından yanlış anlaşılma nedeniyle bir kız çocuğun gönderilmesiyle başlayan kitap Anne'in o evde kalıp kalamayacağıyla devam ediyor. Kitap o kadar içine çekiyor ki çıkamıyorsunuz. Anne'in uzun uzun konuşmalarını bile sıkılmadan okuyabiliyorsunuz.
Kitapta özel olarak sevmediğim bir kısım yok. Aksine çok sevdim ve ikinci kitaba geçmek için oldukça hevesliyim.
Bu yılımızın bol bol kitapla geçmesi dileğiyle. Hoşçakalın.
(Kendi inceleme defterime nasıl yazdıysam aynılarını buraya yazıyorum.)
•Sevdiğim Alıntılar
• "... Bayan Lynde, 'beklentisi olmayanlar hayal kırıklığına uğramazlar,' diyor ama bence hayal kırıklığına uğramaktan daha kötüsü, hiçbir beklentinin olmamasıdır."
BÖLÜM 13 "BEKLENTİ SEVİNCİ", s.129, Anne SHİRLEY
• "Birlikte son okuduğumuz hikâyede yazdığı gibi, yıllar boyunca senin anıların yalnız hayatımda bir yıldız gibi parlayacak..."
BÖLÜM 17 "YENİ BİR İLGİ ALANI", s.178, Anne SHİRLEY
Neslihan Şimşek
! Bu inceleme tamamen kişiseldir. Fikir ayrılıklarına düşsek de bunun benim fikirlerim olduğunu ve saygı duymanız gerektiğini lütfen unutmayın. Okuduğunuz için teşekkürler. !