Anın içinde tamamen var olmanın ne kadar güzel olabileceğini hiç fark etmemiştim. İstediğim zaman geri çekilebileceğimi, istediğim zaman derinleştirebileceğimi bilmek...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Öpüşmeyi pratik etmek istiyorsan, benimle pratik yap."
"Sakıncası yok mu?"
Bu soru bu kadar ciddi bir şekilde sorulmasaydı, beni güldürürdü. Damarlarımdaki kan hemen aşağı doğru akmasaydı, ellerim yumruk haline gelmeseydi... Bundan zevk aldığım için bir adi herifim.
"Hayır. Ve bana anlattıklarından anladığım kadarıyla öpülmüşsün. Ama sen hiç kimseyi öpmedin. Doğru mu?"
Biraz daha yaklaşıyor, sadece bir santim. Başını bir kez sallıyor.
"O zaman her şey sana kalmış." Başını yukarı kaldırıyorum. "Sen karar ver, Nora. Ne zaman, ne kadar süreyle, nasıl olacağına sen karar ver. Beni düşünme. Tamam mı?"
" Karşı koyarken çok iyisin," diyorum ona.
"Hoşuma gitmeye başladı." Sözleri fısıltı şeklinde, suçluluk duygusuyla dolu. Sanki bir itiraf gibi.
Baş parmağımı dudağının üzerinde gezdiriyorum. "Kendini
savunduğunda çok güzelsin."
"Bütün bunların parasını benim ödememe izin vermeliydin."
"Ne? Hayır. Bu benim koleksiyonum."
"Sen de benim kız arkadaşımsın."
"Sahte kız arkadaş."
"Sahte ya da gerçek, benimsin," diyorum. Bu sözler, olması gerekenden daha iyi hissettiriyor. "Bir dahaki sefere kartımı al."
"Koş. Hızlı olduğumu biliyorsun." Hâlâ sırıtıyor.
"Evet, öylesin. Koşacaksın ve yardım çağıracaksın. Beni arayacaksın."
"Sen de gelecek misin?"
Gömleğimin kolunu yukarı doğru sıyırıyorum. "Her zaman."
Bakışlarını pencereden dışarı, yeşil bahar çimenliğine çevirdi. Ama aynı hızla tekrar bana baktı. "Tamam."
"Bana söz ver," diyorum. "Yardıma ihtiyacın olursa beni arayacaksın."
"Evet, söz veriyorum." Gözlerini devirdi. "Bazen Rafe'den bile daha kötüsün."