İçimde kimsenin bilmediği bir mevsim ve o mevsimin içinden geçer Uzun bir yol var; ne tam klŞ ne tam bahar, ne tamamen karanlik ne de bütünüyle aydınlık. Dişaridan bakınca her şey sakin ve yolunda görünüyor ama içimde inişler, çıkışlar, sessiz firtınalar var. Çoğu zaman o yolu tek başıma yürüdüm. Yorulduğumu kimse fark etmedi, durup nefes almak istediğimde kimse neden dive sormadi. Ben de anlatmadım zaten. Güçlü görünmekle gerçekten güçlü olmak arasındaki farkı sessizce ögrendim.
Kendime bile itiraf edemediğim kirgunlıklarim oldu. Beklentilerim, haval kırıklıklarım, içimde bÜyüyen o kÜçük ama derin siz... Hepsini içimde sakladım. Anlatırsam kÜçÜlürüm sandım, oysa sustukça ağırlaştım. Herkese yetişmeye çalışırken kendi duygularımı yarım bıraktım, kendime geç kaldım.
Ama simdi dönüp baktıčımda görüvorum ki en büvük mücadelem kimseyle değilmiş; kendimleymiş. Yetersiz hissettiğim anlarla, vazgeçmek istediğim zamanlarla, içimde susmayan o sesle... Yine de buradayım. Eksiklerimle, kırık yanlarımla, hâlâ yeşermeye çalışan tarafimla. Ve belki de ilk kez şunu kabul ediyorum: Kusursuz olmak zorunda değilim. Sadece kendime ihanet etmeden yürümek istiy," Çünkü insan en çok, herkes giderken bile kendi yaninda kalabildiğinde tamamlanıyor.