Romeo ve Juliet Sanıldığı kadar çocuksu bir aşk romanının çok ötesinde. Ama sanıldığı kadar edebi bir eser de değil. Özlü sözler çok sık geçmiyor kitapta. Mesela Romeo ve Juliet diyologlarında sıradan bir konuşma sırasında söylenen bu sözler kafa karıştırıcı ve düşündürücü. Kitaptaki bir karakter benim aklımda kaldı. Kont Paris. Yazarın Kont Paris'e ön yargılı olduğunu düşünüyorum. Onun aşkının hafife alındığını hissediyorum. O da Juliet'in mezarında ağlıyor ancak yazar onu Romeo'nun bir kılıç darbesine emanet ediyor. Bunu hak ettiğini düşünmüyorum ben.Kitap ıskalamalar sürecinde trajik bir sonla bitiyor. Onun haricinde dili ve içeriği sürükleyici bir eser olmasını sağladı
Kitap gencin sevecenliği ve köylünün ön yargısıyla başlıyor. Ancak daha sonra tam tersi oluyor. Werther daha önce sıkıntı çekmemiş bir genç ve aşık olduğu kızsa çocukluğundan beri sorumluluk alan bir kız. Aralarında ki elektrik de tam bu zamanda doğuyor. Kızın ,Werther'i nasıl sevdiğini okurken pek göremedim. Ama Werther'in nasıl acı çektiğini tüm okurlar gördü. O tek çıkış yolu olarak intihara ulaşmadı aslında.İntihar, onun tüm çıkış yollarını kapattı. Kaçınılmaz son ise burada onu yakaladı...