Aklı erecek yaşa kadar karnı doyurulmuş başka hiçbir şey öğretilmemiş bir çocuğun hayata tutunması ne kadar mümkündür sizce?
Kitabın arkasında konusuna dair “Gazap Üzümleri, Forrest Gump ile buluşursa” yazıyor. Bu hikayedeki Forrest’ın farkı sefalet içinde olması. Ingram çocuk yaşta büyümek zorunda kalan bir çocuk. Hayata erken atılmak zorunda kalan, hayata dair hiçbir şey bilmeyen, tek istediği karnını doyurmak olan ailesinin dışladığı kimsesiz bir çocuk. İnsanı derinden sarsan bir gerçekçilik var tüm hikayede.
Amerika’nın büyük buhran döneminde geçiyor kitabımız. Amerikan rüyasının temelde ne kadar fos olduğunun ispatı niteliğinde. Irkçılığın 1920’lerde ne durumda olduğunu tüm açıklığıyla okuyoruz.
Yazarın ilk kitabıymış Ingram, bence çok başarılı. İyi ki okudum diyorum.
“Hiç olmamış birinin eksikliğini nasıl hissedebiliyordum?”