Seçkin
Bir kimse değilim
İsmimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum.
Sevgili babacığım;
Belki hatırlamazsın ama bugün sen öleli tam iki yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım; bu fırsatı da kullanamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar, sen olmasaydın bir çok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım.
Sana bazı şeyleri anlatamadım. Bir iki yıl daha yaşasaydın ya da dünyaya dönseydin – kısa bir süre için- her şey başka türlü olurdu sanki. Çaresizlik yüzünden bir çok şeyin anlamı kayboluyor. Sen olmadıktan sonra sana yazılan mektup ne işe yarar?
Her dudakta aynı rezil şikayet:Yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu bu lağım kokusu mu? Hayır,onlar Türkiye'nin insanından şikayetçi.İnsanından yani kendilerinden.Aynaya tahammüleri yok.Vatanlarını yaşanmaz bulanlar,vatanlarını 'yaşanmaz'laştıranlardır.
Türk aydını Kitab-ı Mukaddesin Serseri Yahudisi...Hangi Türk aydını? Kaçanlar ne Türk ,ne aydın.Bu firar bir Kabil kompleksi.