Puan vermedi·144 syf.··
2026 44. kitabı
Okurken allak bullak olduğum, ben ne okuyorum böyle dediğim, kederli bir öfkenin satırlara, sayfaları dökülmüş haliyle karşılaştığım, sarsıcı bir yeraltı Türk romanı paylaşımı ile geldim Tol,
TolMurat Uyurkulak · İnkılap Yayınevi · 20172,465 okunma
Geleceğe Hay Hay De
8/10
·224 syf.·
2026 75. kitabı
Kişisel gelişim kitaplarının en büyük iddiası iyi yönde davranış değişikliğine sebep olmak diye bilinir. Bu amaçla yazarın samimi bir sesle okuruna yönelmesi uygun görülür. Ama sadece samimiyetin olduğu bir düzen bazen tatmin edici değildir. Dilek Cesur okurunu davranış değişikliğine götürürken birden fazla metodu layıkıyla uygular. Bir kere ikna kabiliyetini sağlamak için bilim efektif bir biçimde kullanılır. Gerçeklerden filizlenen hikayeler sayesinde sebep sonuç ilişkisi iyi kurulur. Yazarın sesi bol tekrarla ve güçlü ifadelerle deyim yerindeyse okurun aklına kazınır. İyinin insana kazandırdığı erdem nihai hedef olarak verilir. Sabırla verilen çaba sayesinde kişiliğin gelişmeye mani olan zincirlerinin nasıl kırılacağı deneyimleyenlerin diliyle izah edilir. Böylelikle okura kademe kademe motivasyon kazandırılmak istenir. Bu düzende yazılanların uygulayarak başarılı olmak okura borç gözükse de yazar güçlü telkinleriyle okuruna olan borcunu ödemiş gibidir. Hay hay diyelim… **
zafer saraç
zafer saraç
Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay Hay
Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay Hay
Dilek Cesur
Dilek Cesur
Zafer Saraç
Zafer Saraç
**
Edebiyat
Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay HayDilek Cesur · Kronik Kitap · 2025336 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2026 75. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 19:47
Kütüphanede görür görmez yüz yılı aşkın süre önce kaleme alınmış bu eseri okumak bana ilginç bir deneyim gibi geldi. Alır almaz başladım ve belli bir olay örgüsü dışında kaleme alınan ruhsal, zihinsel arayış içinde olan kitap karakterine rast geldim bu serüvende. Kahramanımız mutluluğun peşinde değil, melankolik takılan, edebiyat aşığı, felsefe tutkunu. Yalnızlığı seven değil bulunduğu ortamda onun gibi insanlar olmadığı için belli bir müddet yalnızlığa mecbur kalmış biri. Bildiklerini, tecrübelerini çevresindeki insanlarla paylaşmaktan çekinmezken kendisine #bitikadam denmesine de karşı. İçinde ölmek değil yaşamak duygusunu diri tutmayı başarıyor eser boyunca. Felsefe olsun, sorgulayan zihne sahip karakter olsun beni de silkelesin derseniz tam size göre. Reklam değil. @monoklkitap "Ben dünyaya olduğu gibi kabullenmek istemediğim için düşlemle onu tekrar yaratmayı ya da yıkarak değiştirmeyi deniyorum. Onu sanatla yeniden inşa ediyor ya da teoriyle alt üst etmeyi deniyorum. Bunlar birbirine iki zıt çaba fakat aralarında uyum ve birlik var." ~ "İşte buradayım: İçimi açtım ve kendimi vurdum; anatomi masalarındakiler gibi iç organlarımı ve sinirlerimi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdim. Eğer isterseniz en hakiki benliğimle tanışabilir ve aceleci yargılardan kurtulabilirsiniz. Burada olan benim biyografim değil içsel olaylarımın gerçek akışıdır. Eserimden geriye kalan her şeyin açıklaması ve anahtarı burada bulunuyor. Bu bir sanat eseri değil, kendime ve başkalarına yapılan bir itiraftır."
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,396 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2026 11. kitabı
Işığın O Kör Edici Yokluğu / Tahar Ben Jelloun 1971 ‘ de Fas’ta, II. Hasan döneminde başarısız bir darbe girişimi gerçekleşiyor. Sonrasında üst düzey askerler idam edilirken, alt rütbedekiler de Tazmamart Zindanı olarak adlandırılan çok kimsenin bilmediği ve ışığın neredeyse hiç olmadığı tek kişilik hücrelerde zorlu bir hayat sürmeye gönderiliyor. Baş karakterimiz Aziz’ in ağzından oradaki geçen zamanda yaşadıkları anlatılıyor. Kitabın en ilginç yanı da yazar, bu zindanda kalmış eski bir mahkumun tanık olduğu gerçek olaylara dayanarak bir hikaye yazmış. Bir insan hiçliğe, kör edici bir karanlığa, açlığa, ölüme, hastalığa, umutsuzluğa, hem fiziksel hem de zihinsel işkencelere ne kadar süre dayanabilir, nasıl dayanabilir? Okurken bu soruları düşünüyorsunuz sürekli. Kitabın dilinin sade akıcı ve anlaşılır olması daha da okunabilir bir hal almasını sağlamış yoksa hiç kolay bir kitap değil bu kitap. Umut iyi bir şey mi yoksa beyhude bir çaba mı umut… sorgulatan cinsten bir hikaye. Yazardan okuduğum ikinci kitaptı bu kitap. Ben beğendim yazarın dilini hikaye anlatma şeklini de sevdim. Araya serpiştirdiği sorgulatan, hayat dersi niteliğinde sözleri de çok hoştu. Konu ilgilinizi çektiyse okuyun mutlaka derim. Keyifli okumalar dilerim
Işığın O Kör Edici YokluğuTahar Ben Jelloun · Sia Kitap · 2020696 okunma
Deterministik Bir Dünyada Anlam Arayışı
Puan vermedi
Yabancı”nın okuyan herkese garip hissettiren bir yanı olduğu aşikar. Peki nedir bize yabancı gelen bu garip his.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2012137bin okunma
Puan vermedi·183 syf.·
2024 6. kitabı
Psikolojiye ilgi duyan biriyim; başta kendimi, sonra da çevremdeki insanları anlamaya çalışmayı severim. Engin Geçtan'ın İnsan Olmak kitabı bu yüzden benim açımdan çok sürükleyici bir kitaptı. Kitabı okurken bir an bile sıkılmadım. Aksine, çoğu zaman okumayı duraksatıp "Bu ben olabilirim," "Evet, o kişi tam olarak böyle," ya da "Acaba tam da bu yüzden mi böyle davranıyoruz?" diye kendimi ve ilişkilerimi sorgularken buldum. Kitabın en güzel yanı da bence bu içsel yüzleşmeleri yaşatması. Aslında insanın hayatına anlam katmasında kendisini tanımasının ne kadar önemli olduğunu kitaptan bir alıntıyla anlatmak isterim: "Kişiliğin bireyselleşmesi için, insanın kendisine ilişkin gerçekleri olabildiğince bilinçlendirebilmesi gerekir. Ne var ki bir çok insan kendini tanımak için çaba göstermeksizin yaşamını anlam katabilmeyi umar ve beklediklerini bulabilmek için bir mucizenin gerçekleşmesini bekler. Oysa insan, gerçeklerini tanıyabildiği oranda kendisiyle uzlaşır…" (s. 77) Aslında beklediğimiz o mucize ya da aradığımız anlam, kendimizi ve insanları tanımanın içinde saklı.
Duygu ve Düşünce
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma