Hobilerimden biri olan kitap okumayı geliştirmek,farklı bakış açıları kazanmak ve okuduklarımla ilgili anılar biriktirmek için buradayım. Diğer hobilerim müzik(rock müzik vokali ve piyanistim),anime,satranç ve bilgisayar oyunları :3
Klonlama yöntemiyle organ bağışı amacıyla üretilmiş insanların yaşamlarını ve diğer insanların bu duruma ve klonlara bakış açılarını konu alan distopik bir kitap. Aslında ihtiyacı olan insanların organ bağışına kolayca ulaşabildiği bir ütopya olarak da yorumlanabilir, ama ben distopya demeyi tercih edeceğim.
Kitaptaki en hoşlanmadığım karakterle bile empati yapabildim, bulunduğu koşulların getirdiği hisleri anlayabildim. Yazarı en başarılı bulduğum noktalardan birisi buydu.
Bizim dünyamızda yaşansaydı biz de bu insanları görmezden gelmek, etik sorunlarda kaybolmak istemeyebilirdik. Buna benzer durumlardaki tavrımı, çevremde olan bitenlere ve etik sorunlara olan davranışlarımı düşündürdü bu kitap bana. Kayıtsız kaldığım bazı şeylerin başka insanlar için ne kadar önemli olabileceğini gördüm ve bu his çok özeldi, insan olmanın gerekliliği gibiydi.
Yazarın dili anlaşılır ve etkileyici. Kitabın sonuna kadar açıkçası kitabın beni bu kadar içine aldığını fark etmemiştim.
Son olarak kitaba adını veren Judy Bridgewater-Never Let Me Go parçasını buraya bırakıyorum. Okurken dinlemenizi tavsiye ederim, ben bitirdiğimde dinledim ve kitaptaki bazı yerler çok daha güzel aklımda canlandı. (Ayrıca bence Bayan Lucy'nin yaklaşımı daha doğruydu. Yine de Hailsham'da yapılmak istenenlere saygı duyuyorum.)
> youtu.be/4UX6tzE7P44?si=...
Ana karakterin radikal hayalperestliğini okurken kimi yerlerde sıkıldığımı itiraf etmeliyim, onun dışında kısa bir hikaye niteliğinde tatlı bir kitaptı, bazı noktalarda da düşündürdü.
Şiddetle tavsiye ediyorum. Raskolnikovun duygu durumu o kadar güzel aktarılıyor ki kendinizi onunla yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Tekrar okumam tavsiye edildi birkaç kişi tarafından, biraz zaman sonra tekrar okuyacağım
Kitaptaki metaforlar güzeldi, fakat kitap beni tam olarak içine alamadı, kendimi o dünyada bulmadım. Olaylar güzel bağlanmış olsa da biraz daha detayla ve betimlemeyle belki bahsettiğim durum sağlanabilirdi.
Okumadan önce Kafka'nın hayatını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Yazar hayatındaki travmaları serpiştiriyor kitaplarına. Daha iyi anlamlandırmak için daha önceden okuduğunuz bir kitabının veya Dava'nın Youtube'daki yorum videolarından izlemenizi de tavsiye ederim. Taşlar yerine oturuyor :)
İlk düşüncelerim ; "Kitabı bitirmekte zorlandım, bana pek sürükleyici gelmedi, çok anlamlı da gelmedi." oldu. Fakat biraz Kafka'nın hayatını okuduğumda ve kitaplarıyla ilgili yorumları dinlediğimde kitaplarının hayatıyla ne kadar bağdaştığını gördüm ve gerçekten etkilenip Babaya Mektup kitabına dahi başladım. Yazarın kitapları hayatıyla öyle bağdaşıyor ki kendimi acılı bir çocuğun kitaplarını okuyormuşçasına hissettim ve yazarın kitaplarını yazış tarzı benim için anlam kazandı.
DavaFranz Kafka · Sıfır 6 Kitap · 202063,8bin okunma