Siz cennetteydiniz ama bunun farkında değildiniz. Dünyada pek çok insan da böyledir. Mutlu olmayı hak etmediklerini sanarak en büyük sevinci bulabilecekleri yerlerde keder ararlar.
Siz kaderin elinde oyuncak olduğunuzu düşünüyorsunuz, bense sizden farklıyım, ben hep eylem adamı oldum, güçlüklerle savaşabildim, kimi savaşları kaybettim, kimilerini kazandım, ama aynı zamanda zaferlerin de yenilgilerin de herkesin yaşamının bir parçası olduğunu anlayabildim; korkakların yaşamının değil ama, sizin söylediğiniz gibi; onlar asla kazanmaz ve asla kaybetmezler.
Dünya kurulduğunda haksızlık da bir tutamdı. Ama her yeni kuşak, ne önemi olur diye düşünerek biraz biraz üstüne ekledi, görün bakın şimdi ne durumdayız.
İyi yürekli adam rolü oynamak, yalnızca hayatta tavır almaktan korkanlara özgü bir şeydi. İnsanın, kendinin iyi olduğuna inanması, başkalarına karşı çıkmaktan ve haklarını savunmak için savaşmaktan çok daha kolaydır. Kendinden daha güçlü biriyle savaşmak için cesaret toplamaktansa bir hakareti sessizce kabullenmek de çok daha kolaydır. Üzerimize atılan taş bize isabet etmemiş gibi yapabiliriz ama geceleri odamızda yalnız kaldığımızda korkaklığımıza sessizce ağlarız.