• Ah, havayı yararken coşup taşan duygular
    Az ötedeki Snitch, saçımda esen rüzgâr
    Ben topa yaklaştıkça, seyirci feryat figan
    Ama Bludger gelir, beni koparır maçtan
  • *Hiçbir işe yaramadığıma yemin ederim..*
    Öncelikle Acun'un ne yaparsa yapsın ülkemize getiremeyeceği müthiş spor oyunlarından biridir.. (Bir diğeri de Üç Büyücü Turnuvası)
    Potterhead olup da bir kez bile Quiddich'e ilgi duymayan bir tek insan bulamadım.. Hatta odamda tavana yakın bir yerde Quiddich sahası çizimi var (Sayı Alanı yalnızca) İşte duvara çizdirecek kadar sevilen bir oyun!
    Her kitapta mutlaka Quiddich'e yer verilir, çok eğlenerek oynandığını da anlarsınız.. Nitekim oyunun iptali konusunda oyuncular aşırı derecede üzülür ve tepki gösterir..
    Quiddich bana göre Büyücü Dünyası'nda olmazsa olmazlar arasında yer almalı.. Şöyle düşünün kendinize bahşedilmiş bir yeteneğiniz var ve bunu en iyi vurgulayan bir oyuna sahipsiniz.. Mesela şu an FENERBAHÇEliyim ama takip dahi etmiyorum.. Quiddich maçları olsaydı mümkün değil kaçırmam! Hatta Harry Potter ve Ateş Kadehi'nin girişinde Quiddch ligi vardı.. Ay orada olmak ne büyük mutluluk olurdu!
    Bu kitapta bu muhteşem oyunun tarihi sürecine değiniyor ve adım adım iyileşmesini ve son halini ele alıyor.. Bu kitapta "Büyü diye bir şey yoktur evlat!" kelimesi aklınıza dahi gelmiyor çünkü yer verilen belgelerde bile buram buram o dünyanın topraklarında oluğunuzu biliyorsunuz.. Kurgulamak bu kadar güzel olurdu işte..
    Ama gitgide gelişen teknolojide Quiddich, gerek sudan destek alıp havalanan aletlerle gerekse başka türlü teknolojiyle yapılabilir..
    *Muziplik Tamamlandı*
  • Kurallar
    Sihirli Oyunlar ve Sporlar Dairesi 1750 yılında kurulduğunda, Quidditch'e
    şu kurallan getirdi:
    1. Oyun sırasında bir oyuncunun ne kadar yükselebileceği konusunda
    herhangi bir kısıtlama yoktur, ama yatay olarak sahanın sınır çizgilerinin
    dışına çıkılmamalıdır. Eğer bir oyuncu sınır çizgilerini geçerse, Quaffle
    karşı takıma geçer.
    2. Takım kaptanı hakeme işaret ederek "mola" alabilir. Bir maç
    sırasında oyuncuların ayaklarının yere değmesine sadece molalarda izin
    verilir. Maç on iki saatten fazla süredir devam ediyorsa, mola iki saate
    uzatılabilir, iki saatin ardından sahaya dönemeyen takım, maçı hükmen
    kaybeder.
    3. Hakem bir takım aleyhinde penaltı verebilir. Penaltıyı kullanan
    Kovalayıcı orta saha yuvarlağından sayı alanına doğru uçar. Penaltı
    kullanılırken rakip takım Tutucusu dışında bütün oyuncular geride
    beklemelidir.
    4. Quaffle bir oyuncunun elinden kapılabilir, ama bir oyuncu bunu
    yaparken hiçbir şekilde başka bir oyuncunun vücudunun herhangi bir
    bölümünden tutmamalıdır.
    5. Sakatlık halinde oyuncu değişikliği yapılamaz. Oyuncusu sakatlanan
    takım maça bir kişi eksik devam eder.
    6. Sahaya asayla çıkılabilir
    ama asa hiçbir şekilde rakip takım
    oyuncularına, rakip takım oyuncularının süpürgelerine, hakeme, toplara ya
    da seyircilere karşı kullanılamaz.
    7. Bir Quidditch maçının sona ermesi için Snitch'in yakalanması ya
    da her iki takım kaptanının ortak kararı gerekir.
  • Altın Snitch'i, Godric's Hollow'lu Bowman Right'ın icat ettiği söylenir.
    Ülkenin her yanındaki Quidditch takımları Sinicit'in yerini tutacak bir kuş
    bulmaya çalışadursun, becerikli bir metal-tılsımcısı olan Wright, Sinicit'in
    davranışlarını ve uçuşunu taklit edebilecek bir top yaratmaya koyuldu.
    Ölümüyle birlikte ardında bıraktığı, ülkenin her yanından gelen siparişleri
    listeleyen rulolar dolusu parşömen, bu görevi kusursuz bir biçimde
    başardığının en iyi kanıtı (bu parşömenler şu anda özel bir koleksiyoncunun
    elinde). Adını Bowman'ın koyduğu Altın Snitch, tam olarak bir Sinicit
    ağırlığında, ceviz büyüklüğünde bir toptu. Gümüş kanatlarının tıpkı
    Sinicit'inki gibi dönebilir eklemlere sahip olması sayesinde, tıpkı ona model
    alınan kuş gibi şimşek hızıyla ve büyük bir şaşmazlıkla dönebiliyordu. Öte
    yandan, Sinicit'in aksine, Snitch'e sahanın sınırları içinde kalmasını
    sağlayan bir büyü yapılmıştı. Altın Snitch'in oyuna dahil edilişinin, üç yüz
    yıl önce Queerditch Bataklığı'nda başlayan süreci sona erdirdiği
    söylenebilir. Quidditch gerçekten doğmuştu artık.
  • Quidditch'in ilk adımlanna dair bilgimizi on birinci yüzyılda Queerditch
    Bataklığı'nın kenannda yaşamış olan Gertie Keddle adlı cadının
    yazdıklarına borçluyuz. Ne şanslıyız ki bir günce tutmuş (bu günce şu anda
    Londra'daki Quidditch Müzesi'nde bulunuyor). Aşağıdaki alıntılar, Sakson
    dilinde kötü bir şekilde yazılmış olan özgün metinden çevirilmiştir.
    Salı. Sıcak. Bataklığın öbür tarafındaki güruh, yine iş
    başında. Süpürgelerinin üstünde, salakça bir oyun
    oynuyorlar. Lahanalarımın arasına büyük bir deri top
    düştü. Almaya gelen adama bir lanet yaptım. Bakalım
    dizleri arkasındayken nasıl uçacak, kıllı koca domuz.
    Salı. Islak. Bataklıkta ısırganotu topluyordum.
    Süpürgeli zevzekler yine oyunlannı oynuyorlar. Bir
    kayanın arkasına gizlenip biraz seyrettim. Yeni topları
    var. Onu birbirlerine fırlatıp bataklığın iki ucundaki
    ağaçlara yapıştırmaya çalışıyorlar. Saçmalığın
    daniskası.
    Salı. Rüzgârlı. Gwenog ısırgan çayı içmeye geldi,
    sonra da sürprizim var deyip beni dışarı davet etti.
    Sürpriz çıka çıka o mankafaların bataklıkta
    oynadıkları oyun çıktı. Tepede yaşayan o iriyarı İskoç
    sihirbaz da oradaydı. Şimdi de iki tane büyük, ağır
    kaya getirmişler, kayalar bir oraya bir buraya uçup onları süpürgelerinden düşürmeye çalışıyor. Maalesef
    ben izlerken böyle bir şey olmadı. Tiksintiyle evin
    yolunu tuttum.
  • İskoçya, muhtemelen gelmiş geçmiş en tehlikeli süpürge oyununun
    beşiğidir - Creaothceann'ın. Bu oyun, trajik bir on birinci yüzyıl Gal
    şiirinde geçer. Şiirin ilk kıtasının çevirisi şöyledir:
    On iki yiğit, yürekli adam çıktı meydana,
    Kazanları bağlayıp, hazır durdular uçmaya
    Borunun sesiyle çabucak yükseldiler
    ama İçlerinden onunun ölüm vardı yazgısında.
  • Şimdiye kadar tasarlanmış büyülerin hiçbiri, büyücülerin insan
    bedenindeyken herhangi bir yardım almaksızın uçmalarını mümkün
    kılmıyor. Kanatlı yaratıklara dönüşebilen birkaç Animagus uçmanın keyfini
    sürüyor, ama onların da sayıları çok az. Biçim değiştirme sonucu kendini
    bir yarasaya dönmüş bulan cadı ya da büyücüyse uçabilir, ama bir yarasanın
    beynine sahip olduğundan, daha uçmaya başladığı anda nereye gitmek
    istediğini unutacaktır. Havalanma oldukça yaygındır, ancak atalarımız
    yerden bir buçuk metre yükseklikte süzülmekle yetinmiyorlardı. Daha
    fazlasını istediler. Kuşlar gibi uçmak, hem de bunu üstlerinde kuş tüyleri
    çıkmadan yapmak istiyorlardı.
    Artık İngiltere'deki her evde en az bir tane uçan süpürge bulunduğu
    gerçeğini öylesine kanıksamışız ki, şöyle bir durup da kendimize bunun
    nedenini pek sormuyoruz. Süpürge denen o mütevazı şey, niye büyücü
    ulaşımında kullanılmasına yasal olarak izin verilen tek nesne olmuş? Niye
    Batı'daki bizler, Doğulu kardeşlerimizin onca sevdiği halıyı
    benimsememişiz? Niçin uçan fıçıları, uçan koltukları, uçan küvetleri
    seçmemişiz - niçin süpürgeyi seçmişiz?
    Cadılar ve büyücüler, güçlerinin nelere kadir olduğunu fark edebilecek
    Muggle komşularının bu durumda onlardan faydalanmaya çalışacağını
    anlayabilecek kadar zekiydiler. Onun için, Uluslararası Büyücülük Sırları
    Tüzüğü'nün yürürlüğe girmesinden çok önce de kendilerini gizli
    tutuyorlardı. Evlerinde bir uçuş aracı bulunduracaklara, bunun dikkat
    çekmeyen, saklaması kolay bir şey olması gerekiyordu. Süpürge bu amaç
    için idealdi; Muggle'lar tarafından görülmesi durumunda hiçbir açıklama,
    hiçbir mazeret gerektirmiyordu, ucuzdu ve taşıması kolaydı. Yine de
    büyüyle uçabilecek hale getirilmiş ilk süpürgelerin birtakım dezavantajları
    vardı.