Çağrı

Çağrı
@cagribey
Güzel kitap okumak, oruçlunun iftar açması gibidir. Oruçlu, nasıl iftar açarken yemekten çok zevk alır, şükreder, daha çok ister; işte güzel kitap da okundukça daha fazla daha fazla dedirten kitaptır!!!
Okur
Hayat
Mersin
19 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Ressam Kramskoy'un "Seyreden" adında pek güzel bir tablosı vardır. Tablo kışın bir ormanı gösteriyor. Yol kenarında, sırtında yırtık gocuğu, ayağında çarığıyla tek başına bir mujikceğiz duruyor; düşünür bir hali var, oysaki düşündüğü filan yok, sadece "seyre dalmış". Birisi dürtecek olsa silkinerek uykudan uyanmış gibi, ne olduğunu anlamadan size bakacak. Hemen o anda, orada durup neler düşündüğünü sorsanız belki hiçbir şey hatırlayamaz, ama seyrederken topladığı izlenimleri yüzde yüz saklamıştır. Bu izlenimler onun için pek değerlidir; belki belirsizce, hiç farkında olmadan tabii niçin, ne amaçla yaptığını da bilmeden bunları biriktirir. Sonra, yıllar yılı topladığı bu İzlenimleri ve daha da başka şeyleri olduğu gibi bırakarak, ruhunun selameti için Kudüs'e gider;belki durup dururken doğduğu köyü yakar ya da her ikisini birden yapar. Halk arasında böyle "dalan"lar çoktur.
Sayfa 163·Kitabı okuyor
Düşünce
Tarihteki ilk Müslüman Türk devleti Karahanlılardir. Karahanlılar üzerine ilk tez yazan kişi Ukraynalı Türkolog Omeljan Pritsak'dır. Karahanlilar ismindeki kara kelimesi yüce anlamına gelmektedir. Türk boyları İslam'ı doğrudan doğruya medeni ilişkiler dediğimiz kültürel ve ticari ilişkilerle kabul etmişlerdir; zorlama ya da savaşlarla fethedilme ile değil.
Tarih
Türk kimliği ve şuuru tarih kitabı okutarak tarihi bir eser ederek tarihi film çekerek veya şiir ve müzik ile oluşmuş değildir doğrudan doğruya kan ateş ve kavga ile oluşmuş. Bu nedenle Türk kimliğine sahip olan adam xenophobia yani yabancı düşmanı olmuştur ister kabul edin ister etmeyin ama bu böyledir. Xenophobia böyle dramatik bir tarihin sonucudur halk nezdinde bunun düzelmesi çok zaman alabilir; dahası bunun aksine durumlar tezahür ettiği takdirde toplumda bu duygu devam edecektir.
Tarih
Sendroma gel :)
Bu yaşam tarzına bağlı insanlar hayatı, tüketmek için yaşıyorlar. Uretirken ve tüketirken hatta eğlenirken ortaya çıkan yorgunlukları tekrar eğlenerek atmaya çalışıyorlar. Sürekli eğlence anlayışının zamanla yarattığı ruhsal yorgunlukları giderebilmek için daha çok tüketmek ve eğlenmek gerektigini düşünüyorlar. Ne var ki bu anlayışa bağlı yaşam tarzı bir süre sonra bir işe yaramazlık psikoloji gelişmesine yol açabiliyor. İşte buna Kaliforniya sendromu deniyor. Kaliforniya sendromu, kapitalizmin insanlarda yarattığı sendromlardan sadece birisidir.
Sayfa 298 - Kaliforniya Sendromu·Kitabı okudu
Felsefe
Son
“Terlemeye başladım. Ateşler içinde yanıyordum. Ağlamaya başladım. Gözlerimden kumlar aktı. Mideme sert bir darbe yemiştim sanki. Kusmaya başladım. Ağzımdan kumlar boşaldı. Ellerime baktım. Parmak uçlarımdan başlayarak bileklerime kadar kum olup eridi ellerim. Önce ayakkabım kumla doldu, ardından dizlerime kadar kum içinde kaldım. Bacaklarım, kollarım, yüzüm, saçlarımın uçlarına kadar kum olup eridim. Kendi çölünde kaybolan bir Mecnun değil, kendisi çöl olan bir Mecnun oldum. Şimdi Leyla bir rüzgâr esintisi. Bense çölde bir kum tanesiyim. Belki şu koca çölde bir meltem eser diye bekliyorum. Eser de Leyla bir kez olsun bana dokunur diye bekliyorum.”
Sayfa 270 - Küsurat·Kitabı okudu