Göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, hayvanlar ve ağaçlar ve insanların bir kısmı Allah'a secde ederler ayetini biliyorum sayılanların arasına ben de karışmak istiyorum. Alnımı toprağa koyayım ve içimden geçen ırmaklar şöyle sesleniversin:
Evvel ve âhır O' dur.
Zâhir ve bâtın O'dur.
Masalları düşman oldular folklor ölmüştü, şifalı bitkiler kocakarı ilacı diye alay konusu edildi. Sözün özü eski dünya, eski günler pılını pırtısını toplayıp hayatımızdan çekip gitti. Geriye dönüp bakmak günahta sanki, sanki biri gayriihtiyari geriye dönük baksa taş kesilecek donacaktı. Bu da oldu, İsmet'in dediği gibi "kayıtlara geçti" . Neredeyse geriye dönüp bakanlara "gerici", sürekli ileriye bakanlara "ilerici" diyeceğim ya çok saf dil bir niteleme olacak bu. Siyasi söyleme yuvarlanan bu ifadeleri burada bırakalım.