Edebiyat ilmeği

Edebiyat ilmeği
Puan vermedi·176 syf.··
2025 28. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 00:00
Bu hikâye, savaşın karanlığına rağmen insan ruhunun ışığını kaybetmeyişini anlatan duygusal bir eser. Merkezinde bir çocuğun kayıp, özlem ve umut dolu yolculuğu var. Hikâye, müziğin sadece bir sanat değil; geçmişle, aileyle ve kimlikle kurulan güçlü bir bağ olduğunu hatırlatıyor. Anlatım, sakin ama derin bir duygusal akışla ilerliyor. Her sahnede geçmişin izleriyle bugünün arasında kurulan bir köprü hissediliyor. Karakterlerin sessiz acıları, yıllar sonra bile müzik aracılığıyla yankılanıyor. Özellikle ana karakterin azmi, babasının hatırasını yaşatma isteği ve bu uğurda geçirdiği dönüşüm, hikâyeye ilham verici bir anlam kazandırıyor. Hikâye aynı zamanda kaderin beklenmedik bağlarını da ustaca işliyor. Savaşın iki tarafında yer alan insanların torunlarının, yıllar sonra müzik sayesinde bir araya gelmesi, zamanın iyileştirici gücünü vurguluyor. Geçmişin acılarını unutturmadan, onları anlayış ve sanata dönüştüren bir anlatı bu. Genel olarak, kaybın ardından gelen yeniden doğuşu, müziğin ve insanlığın ortak dilini dokunaklı bir biçimde işleyen etkileyici bir hikâye.
Can KırığıAkira Mizubayashi · Yapı Kredi Yayınları · 2021231 okunma
güzel bir paylaşım olmuş, elinize sağlık
Teşekkür ediyorum
Reklam
Alınacak, okunacak o kadar kitap var ki, ömrüm yetmeyecek diye ödüm kopuyor 😅
O zaman ne yapıyoruz hemen yeni kitaplar alıyoruz 😁
9/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2023 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2023 14:02
Birbirinin devamı niteliğinde üç ayrı kitabın bir araya toplanması çok yerine olmuş. Anlattıkları ağır olsa da yazım dili hiç yormuyor. Yazarın bahsini geçirmediği bir coğrafyada bilinmeyen bir savaşın döneminde geçiyor hikaye elbette savaş döneminin zorluklarından, insanda bıraktığı tahribattan da bahsediliyor ama ben daha çok bölünmüş çoklu kişilik bozukluğu mu ağır yanlızlık sebepli mi anlamaya çalıştığım Lucas-Claus'a odaklandım. Ailesizlik, yanlızlık kaderin bir cilvesiyle başlayıp bir seçim haline nasıl gelir? Esasında yanlızlığı bilinçli bir seçim olarak tercih etsek bile hep birilerine ihtiyacımız var belki hayali belki gerçek birilerine... Keyifli bir okuma idi yazarın hikaye içine yerleştirdiği travmatik unsurlar beni çok rahatsız etmedi.
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,4bin okunma
Ben de yeni aldım bu kitabı Çok övülüyor. Senin yorumuna denk gelmek iyi oldu 💜
Ben ilgiyle okudum umarım sen de beğenirsin. Travmatik bir hikaye ama çok akıcı ve kurgusunu çok beğendim.

Edebiyat ilmeği

, bir kitap okudu
Puan vermedi·500 syf.·
22 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2022 00:06
·
2022 37. kitabı
Romain Rolland
8.5/10 · 301 okunma
Bir müzik dehasının doğumundan itibaren hayatını anlatan bu ilk kitapta Christophe'nin gençlik yıllarına kadar olan zamanı anlatıyor. Dedesi ve babası da müzisyen olan Christophe bir tesadüf sonucu müziğe yeteneği olduğu keşfedilir. Alkolik babası ve ezik annesiyle yaşadıkları evde sürekli aşağılanma v şiddet görmektedir. Kendini kurtarmak bu yabani hayattan saygın bir kişiliği dönüşmek için uğraşır ancak ona destek verecek kimsesi yoktur. Hayatına çeşitli insanlar girer kimine derin aşk beslerken yaşadığı duygular hep uç noktadadır. Bir zaman sonra kendini üstün görmeye başlar ve bocalama dönemine girer. Sanatçı bir kişiliğe sahip olduğu için sevinçlerini ve üzüntülerini en uçlarda yaşar. Nefret ettiklerini öldürmeye kadar varan düşünceler besler

Edebiyat ilmeği

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
3 günde okudu
·
2022 39. kitabı
Charlotte Perkins Gilman
7.3/10 · 19,7bin okunma
Sadece kadınların olduğu ütopik bir dünya burası. Merakına yenik düşüp bu ülkeyi araştırmaya giren üç erkek. Kendini üstün gören Tery, her şeye ılımlı yaklaşan itaatkar Jeff ve olaylara objektif bakan Van. Erkeksiz bir toplumun asla olamayacağı, bir yerlerde erkeklerin yaşadığını düşünmeleri, kadınların birlik ve beraberlik içinde asla yaşayamayacakları, ülkede düzen ve demokrasinin asla var olmayacağını düşünürler. Ancak karşılaştıkları manzaraya inanamazlar. Kadınların cinsel bir obje olarak görülmesi beni rahatsız etti ki bu hala günümüzde böyle. Kadınlar yapamaz edemez hiç bir şeyde üstün değildir vurgusunu sık sık Tery'den duyuyoruz. Kadınların olduğu yerde kıskançlık ve kaos ortamı olacağını vurgulamaktan geri kalınmıyor. 2. sınıf mualemesi yapılan kadınların bu ülkeye giren erkelere gösterdikleri yaşam yüzlerine tokat gibi çarpıyor
Reklam