Çalınan Hayatlar
Koskoca çalınmış bir hayat, bir umut, yıllara sığamayan hayaller..... Daha neler sayamıyorum. Bir kadını dövmek,vurmak adamlık değil o bir can o bir hayat o bir hayal o bir Özgecan o ölmek istemeyen bir can bir KADIN !!!! Sözcükler dile getirilmiyor. Onca hayat onca hayal umut onca kadın öldürülüyor. Hangimiz başımızı kaldırıp yapma dedik. Kimimiz hakketi dedik kimimiz korktuk. Sonra ne oldu öldü öldü öldürüldü. Anlayın şunu demek istiyorlar kadınsan öldürülmeye mahkumsun diyorlar. Ya ben yaşamak mutlu olmak istiyorsam benimde hakkım değil mi nefes almak yaşamak... Onca çalınan hayat varken onca gömülen hayat varken dışarda özgür gezen kendini adamdan sayan ahmaklar, caniler var.
Yıkıntılar leşler ve mezarlar Ve gece hışırtıları içinde Bin yıllık kar altından Ölüler kentinden Sıyrılarak Geceyi ışıklarla delerek Gelenler var biliyorum
Sayfa 420Kitabı okudu
Reklam
Geliyorlar
Gelenler var biliyorum Yaklaşıyorlar gölgeler Hayaller anılar ve sesler Büyük aydınlıklarla birlikte geliyorlar Gittikçe beliriyorlar Gittikçe yoğunlaşıyor Doku et kemik kazanıyorlar Kasları çağa gerilmiş Er kişiler çıkıyor bir bir geceden Biliyorum geliyorlar sancaklarıyla Geceyi silen sancaklarıyla Gök yeşilini getiriyorlar Güneşin ışığını taşıyorlar Koşanlar bunlardır çağırdığım fecre doğru Yoğrulacak bir fecre doğru Aydan sütundan taşıyorlar Gün ışığından kemerler Çerçeveler yerleştiriyorlar dört yöne Hayatları bir ölümce yağma edilmiş Anne ve babalarının çilesinden Çalınmış miraslarının içinden Örselenmiş kefenlerin içinden Geliyorlar ustalar çıraklar Şafak işçileri İkindi mimarları
Sayfa 12 - Diriliş YayınlarıKitabı okudu
"Umutlar, hayaller ve arzular kırılabilir, ama asla yaşlanmaz."
Günümüz aydınları -yani şiir okuma eylemine girişeceģi umulan kümedeki insanların çoğunluğu- siyasetin, bilim kurumlarının baskısı altındadır. Anladığım kadarıyla da böyle baskılara hepsi eyvallah etmişlerdir. Sineye çektikleri bu baskılar yüzünden aydınlar —hiç olmazsa düşünme yeteneklerini muhafaza edenleri- ideolojileri el üstünde tutmak, çağın gerektirdiği hurafeleri savunmak zorunda kalıyorlar. Bu insanların şiir okumaları, okuduklarını siyasetin söz dağarcığına, bilimsel hurafelerin kuru mantığına, tercüme etmekten ibaret. Böylece şiirle azdırılmış bir ideoloji, ideolojiyle yere çalınmış bir şiir özentisi kaplıyor zihinleri. Bu yozlaşmanın tek nedeni şiir okumaya girişeceği beklenen kişinin kafasındaki siyaset kalıplarının, soyut inanç kalıplarınin müdahaleciliğidir. Bu donuk hayaller, şiirin devingen gerçeğini karartırlar. Başka bir şey daha var: O da bazı şairlerin kendilerini siyasi doğruları, inanç soyutlamalarını savunabileceklerine inandırmış olmalarıdır. Ama ideolojik doğrular her zaman şiirin taşıdığı canlı işaretten daha aşağı düzeydedir. Şair başkasından öğrendiği doğrulan savunmaya kalktı mı, ya o dogruların darlığında tıkanacak"} ya da şiirin vereceği asıl şey neyse onu feda edecektir.
Sayfa 30 - ŞÛLE YAYINLARIKitabı okudu
Reklam
"Şimdiki zamanı çalınmış bir kuşağın gelecek zaman kiplerinden varoluşunun yarında olduğuna ilişkin hayaller. Ertelenen duyguların kayboluşunu geciktirmek diyelim ya da."
124 syf.
9/10 puan verdi
Neyi kaybettiğini ve neyi aradığını bilmemek...
Bir tarafta hayaller vardır, dava aşkı vardır ve diğer tarafta ise hayatlar... Hayallerin hayata geçirilememesi ve davanın sekteye uğraması ne kadar acı ama gerçek. Bizler geleceği çalınmış bir milletiz. Yeni kurulan düzende artılarımız olduğu gibi eksilerimiz de oldu. En büyük eksimiz de İslam Medeniyet bilincimizi kaybetmiş olmak. Daha kötüsü de neyi kaybettiğimizin farkında olmamak. Özden uzaklaşmak ve öze dönmeye çalışmak... Bu kitapta toplumumuzun yaşadığı bu karmaşa ele alınmış. Bu kitapta kendi değerlerini kaybedenler de var, Kaybettiği değerleri arayanlar da... En üzücü tarafı da şu ki... Kaybettiği değerleri bulmak üzereyken kaybedenler de var. Özetle, karakterleri ve kurguyu beğendim. Okumaya değer bir kitap...
Ya Tahammül Ya Sefer
Ya Tahammül Ya SeferMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201312,9bin okunma
Şiirle azdırılmış bir ideoloji, ideolojiyle yere çalınmış bir şiir özentisi kaplıyor zihinleri. Bu yozlaşmanın tek nedeni şiir okumaya girişeceği beklenen kişinin kafasındaki siyaset kalıplarının, soyut inanç kalıplarının müdahaleciliğidir. Bu donuk hayaller, şiirin devingen gerçeğini karartırlar.
Bir önemi yoktu artık. Nasıl olsa paramparça olmuştu umutlar, bir karanlığın peşine sürüklenip yok olmuştu hayaller. Karalar çalınmış ömrünün, ne bir tadı vardı ne de tuzu.
Sayfa 310Kitabı okudu
Reklam
Ve gece hışırtıları içinden Bin yıllık kar altından Ölüler kentinden Sıyrılarak Geceyi ışıklarla delerek Gelenler var biliyorum Yaklaşıyorlar gölgeler Hayaller anılar ve sesler
Sayfa 12 - Diriliş Yayınları 11. Baskı 2016Kitabı okudu
168 syf.
7/10 puan verdi
·
13 saatte okudu
Sobalı bir evde otururduk çocukluğumda ve kış aylarında elektrik çok giderdi yaşadığım şehirde. Akşam yemeklerinden sonra gaz lambası yakılır,soba alev alev yanar 7 kardeş etrafına otururduk ablamın babaannemden öğrendiği masalları anlatsın diye. Her masal bambaşka bir hayal alemiydi bizim için. Nasıl sabırsız ve heyecanlı beklerdik o anın gelmesini. Bu kitabı okurken çocukluğuma gittim. Ne kadar katıksız ve günahsız, saf ve temizmişiz. Yıllar bizi örseledikçe yüreğimiz karaya çalınmış,insanlığımızı unutur olmuşuz. Masum kimsesiz hayaller aleminde , kendi masalında yaşayan küçük bir çocuğun hikayesi. Sıradan bir hikaye belki ama bize değerlerimizi insanlığımızı sorgulatan bir hikaye. Kendisini terkedip yalnız bırakan anne, babasına bile kin tutmamış onlara kavuşma anlarını kendi hayallerinde canlandırırken cansız varlıklara anlamlar yüklemiş ve derin,saf bir sevgi ile bağlanmış bir çocuğun masalı.Herşeyi kendi gibi yürek sahibi sanmış, anlam yüklemiş.Canlı,cansız her varlık onun için anlam ve değer kazanmış. Çocukluk başkaymış, başka bir yürekmiş çocukluk. Kinden, nefretten , günahtan kötülükten uzak bir alemmiş çocukluk. Sevgi üzerine kurulu bir dünyaymış çocukluk.O dünyaya bir kez daha dönmek ve hatırlamak istiyorsanız eğer bu masal tadındaki hikayeyi okuyun derim ben...
Beyaz Gemi
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201869,3bin okunma
Cadının kazanındaki dilekler, bir bir kaderini ilmekler. Onun dudaklarının arasındaki sözcükler, dökülmeyi bekleyen birer kirler. Sana hediye ettiği kolyeler, boynunda birikir konuşmanı engeller. Kıvırcık saçları yosun gibiler, gittikçe seni denizin dibine çekerler. Bu sırada cadı kazanını karıştırır ve bekler, gerçeği görmeni ama senin aklına dolmuş çoktan hayaller. Onun gözlerindeki zümrütler, aslında senin kalbinden çalınmış hazineler. Ona minnet duyduğun her anı sinsice bekler sonra acımasızca kalbini deler. Seni kendine inandırıp gider, ev olup seni terk eder. Cadı hikayenin sonunu sabırla izler, bilir ki zayıf bir kalp her sevgiye evet der. Oysa gerçek sevgi, karışıklığını ve farklılığını hep gözler önüne serer. - ʚїɞ
33 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.