İyi bir kulluk, zamanı planlamak, mekanı planlamak ve zamanı mekanı paylaşanlarla ilişkileri planlamakla mümkün olur. Bu medeniyetin yetiştirmeyi hedeflediği insanın erdemi de bu planlamanın mükemmelliğiyle eşdeğerdir.
Başka bir anlatımla delillerle kanıtlanmış, savunulmuş bir Tanrı inancı yerine, varlığı doğrudan kabul edilmiş bir Tanrı inancı vardır. Alemin ve insanın varlığı bu verili bilgi istikametinde yorumlanmıştır. Özellikle Kur'an-ı Kerim'de böyle bir düşünmeye bizi sevk eden birçok unsur buluruz; birçok ayeti kelimede "iman edenler için delil" veya "takva sahipleri için hidayet" tabirlerine yer verilir. Bu ne demektir? Öyle görünüyor ki burada iman düşünmeyi ve araştırmayı inceliyor, bilgi imanın tezahürü şeklinde ortaya çıkıyor.
O zaman imsak, güneşin doğumuyla birlikte ortaya çıkan açılma ve genişlemenin tam zıddı olarak bedeni kapatır, ışığını söndürür, bedeni küçültür. Bedeni mühürlemektir imsak.
Başka bir anlatımla yemek, içmek ve cinsellik ile sınırlı olan insan telakkisini imsak ile başka bir noktaya taşıyarak yeni bir insan telakkisinin düşünülmesinin kapısını bize açan oruçtur.
Ölümleri ayrıştırmak ve statüye göre ölüme paha biçmek, güç merkezli yaşamanın tabii neticesidir. Biz ölü için "Kim o? " diye sorduğumuz sürece ayet-i kerimede beyan edilen hayatın ve insanın kadrini idrak edemeyiz.