Fahişenin satmak durumunda olduğu aslında cinsellik değildir; düşüştür, aşağılanmadır. Müşteri de cinselliği değil, üstünlüğü, bir başka insana üstün olma gücünü satın almaktadır. (...) bu on ya da onbeş dolara satın alınabilen büyük bir güçlülük duygusudur.
Liberal görüşlü erkek, fahişeyi korumakla ahlaki ödevini yerine getirmiştir... ve onun sefaletini algıladığı için kendini kutlamakla da fahişeyi sömürmeye devam etmektedir.
Yasal ahlak kalıplarının, kendilerini satmak zorunda bırakılanları suçlu görmesi, buna karşılık satın alanları suçlamaması da durumla bir çeşit alay gibidir.