Üstelik benim düşmanım, ne nefret edebileceğim ne de bağışlayabileceğim bir insan."
"Kim bu insan?" diye sordu Deborah, bu düşman tek bir kişi olabilir mi acaba diye düşünürken.
"Annem," diye yanıtladı Carla, sıradan bir şey söylüyormuş gibi.
O gece düşünde —bir karabasandı— zorla girilip yağma edilen, paramparça edilen, sonra da deterjanlarla silinip temizlenen ve parçaları birleştirilip ölü ama artık kabul edilebilir hale getirilen bir oda olarak görmüştü kendini.
Ona bedenim hasta olsaydı sorun olmayacağını, kafamın hasta olmasındansa bedenimin hasta olmasını yeğlediğimi söylemek istedim, ama bunu anlatmak öylesine karmaşık ve yorucu geldi ki hiçbir şey söylemedim.