cantabile

cantabile
@cantabile
77 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
''Yedi senedir bu sokaktan gayri, İstanbul şehrinde bir yere gitmedim. Ürküyorum. Sanki döveceklermiş, linç edeceklermiş, paramı çalacaklarmış -ne bileyim bir şeyler işte- gibime geliyor da şaşırıyorum. Başka yerlerde bana bir gariplik geliyor. Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. Sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbirinin içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor. Birbirini küçük görmeye, boğazlamaya, kandırmaya mı? Nasıl birbirinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor?''
Ne zaman İstanbul'a yerleşiyorsun habibi?
senin yerleşmeni takiben
Reklam
''Yedi senedir bu sokaktan gayri, İstanbul şehrinde bir yere gitmedim. Ürküyorum. Sanki döveceklermiş, linç edeceklermiş, paramı çalacaklarmış -ne bileyim bir şeyler işte- gibime geliyor da şaşırıyorum. Başka yerlerde bana bir gariplik geliyor. Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. Sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbirinin içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor. Birbirini küçük görmeye, boğazlamaya, kandırmaya mı? Nasıl birbirinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor?''
Gizli aşk buuu
Hiçççkimse duymasınnn
"İnsan, aktarılamayan Kelamın sonsuz vecdi içinde yalnızca kendini dinlemeliydi; kendi sessizlikleri için kelimeler ve sadece kendine ait pişmanlıklar için işitilebilen akortlar uydurmalıydı. Ama evrenin gevezesidir o, ötekiler adına konuşur, benliği çoğul biçimi sever."
Çürümenin mi kitabı? Çook yanlış seçiim
halihazırda çürümüşler beğenmiyo diyolar
"Anıtlar ile unutkanlık arasındaki ilişki karşılıklıdır: unutma tehlikesi anıtların inşa edilmesine, anıtlar ise unutkanlığa yol açar. Hatırlanmak istenen şeyi bir anıt biçimine sokmak hatırlama
" - Çanakkale'den yeni geldim, gazi ihtiyat sahibiyim, ordudan çıkacağım. Bir iş arıyorum - Ne işi? - Ne olursa! - Usul defteri, muhasebe falan biliyor musunuz? - Mektepte okuduk ama.. - Bankada, yazıhanede falan çalıştınız mı? - Hayır. - Gümrük işlerinden anlar mısınız? - Hayır, fakat.. - Fakat? - Öğrenirim. - Kimden olursa, harpler bizi teşebbüse alıştırdı. Gazi olduğumu arzetmiştim. - Gazilik mazilik o kadar mühim değil. Piyasa hakkında fikriniz var mı?" (Mahşer, Peyami Safa, 1924)
''Saatim tam on iki ve içim rahat desem yalan olur. Gelirse, bir hayat tekrar başlayacak. Az buz yıl geçmemiş, ama zaman denen şey bir yanılsamadır. Geçmişin, saatlerin ve günlerin ve haftaların ve on yılların kül kadar ağırlığı vardır; gelecek zamansa, ister sonsuza dek sürsün, daima saniye saniye yaşanır. Clara bir gelse, hikayeleri bir an tökezledikten sonra tekrar yolunu bulacak.''
Sayfa 182