• "Lordum," dedi Elçi, "hortlak da mobilyalarla birlikte satışa dahil. Modern bir toplumdan geliyorum, bizler paranın satın alabileceği her şeye sahibiz; Eski Dünya'nın altını üstüne getiren, en iyi aktrislerinizle primadonnalarınızı kapıp götüren bunca atak gencimiz varken öyle tahmin ediyorum ki, Avrupa'da hortlak diye bir şey olsaydı, çok kısa sürede onu da bizim halka açık müzelerimizde ya da gezginci gösterilerimizde görürdük."
    Oscar Wilde
    Sayfa 62 - Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Az ilgi görmesinin sebebini bilmiyorum ama Oscar Wilde'ı Dorian Gray'in Portresini okuyanlar bilirler. Müthiş bir yetenektir. Diyaloglar o kadar etkileyicidir ki, film izler gibi okursunuz onu. Ciddi anlamda okuduğum yazarlar içinde belki de diyalogları en iyi yazan yazar olarak görürüm kendisini. Her sahne gerçektir.

    Kitaba gelirsek; Kitapta iki uzun öykü ve üç masal bulunmakta. Kitaba ismini veren Lord Arthur Savile'in Suçu en uzun öykü olma özelliğini taşıyor. Kurgu, anlatım olayın akışı ve bağlantılar çok çok iyiydi. Konu kısaca şöyle; Lord Arthur bir davette el okuyucusu ile karşılaşır ve gizemli bir şekilde okuyucunun söyledikleri karşısında dehşete düşer. Daha sonra olaylar birbirini izler ve finalde müthiş bir şekilde hayrete düşersiniz.

    İkinci uzun öykümüz Canterville Hortlağı; Bu öyküde bir aile bir perili bir ev satın alır. Aile reisi Mr. Hiram bunu bile bile yaptığı söyler. Hortlak herkes tarafından rahatça görülmektedir. Kızları Virginia hortlakla bir şekilde diyaloğa girer ve olaylar birbirini izler. Gerilim ve dramın bir arada işlendiği hikaye nefes kesiciydi gerçekten.

    Masallara gelecek olursak; Mutlu Prens, Gül ve Bülbül ve Bencil Dev hepsi birbirinden güzel masallardı. Özellikle Mutlu Prens'e bayıldım. Yetişkinlerin bile sıkılmadan okuyabileceğini düşünüyorum. Özellikle çocuklarında bu tarz masalları çok seveceğine eminim. Okuduğum versiyon Kırmızı Kedi yayın evine aitti. Keyifle okudum tavsiye ederim.