Dili ve anlatımı son derece akıcı olmasına rağmen, Algernon’a Çiçekler derin ve sarsıcı anlamlar barındıran bir kitap. Charlie Gordon’un zekâsındaki artış, hem onun dünyaya bakışını hem de insanların ona karşı tutumunu köklü biçimde değiştiriyor.
Hayatı boyunca akıllı olmayı hayal eden Charlie, zamanla bunun beraberinde yalnızlık, acı ve mutsuzluk getirdiğini fark ediyor. Roman, sevgi, saygı ve anlayıştan yoksun bir zekânın aslında ne kadar anlamsız olduğunu güçlü bir şekilde hissettiriyor.
Kitabı okurken düşündükçe duygulandım, duygulandıkça da daha derin düşünmeye başladım. Ancak beni en çok etkileyen şey, sayfalar bir bir biterken geriye tek bir sessiz ricanın kalması oldu;
“Algernon’un arka bahçedeki mezarına çiçek bırakmayı unutmayın.”