FIRAT AYDEMİR

FIRAT AYDEMİR
@captainfuser
Kaptan
Üniversite
Çanakkale
İzmir
8 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Yerli halkın zalimleşmesi…
Yerli halk kendini zorla yoğurup zalimleştirdi. Sonra aralarında birlikler, mangalar kurdular, onları silahlandırdılar. Sopalarla, gazlarla, tabancalarla silahlandırdılar. Bu ülke bizim. Bu Oki’lerin çığrından çıkmasına izin veremeyiz. Aslında silahlanan bu adamlar da o toprakların sahibi değillerdi ama, kendilerini sahip sanıyorlardı.
Sayfa 347 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Benden Bize geçiş…
Gece olunca bir tek aile hendekte konaklıyor, derken yanına bir aile daha gelip duruyor, çadırlar ortaya çıkıyor. İki erkek yan yana çömeliyorlar, kadınlarla çocuklar da dinliyorlar. Ey değişiklikten nefret eden, devrimden korkanlar, işte düğüm noktası burasıdır. Eğer o çömelen iki adamı birbirinden uzak tutabilirseniz mesele kalmaz. Onların birbirinden nefret etmesini, korkmasını, kuşku duymasını sağlayabiliyor musunuz? Sizin ürktüğünüz şeyin çekirdeği budur işte. Döllenmiş hücredir, zigottur bu. Çünkü artık, “toprağımı kaybettim” sözü değişmektedir. Bir hücre bölünmekte, o bölünmeden de sizin korktuğunuz şey doğmaktadır: “Toprağımızı kaybettik.” Tehlike buradadır. Çünkü bir arada bulunan iki adam asla tek başına bulunan adam kadar yalnız ve şaşkın olmaz. Derken bu ilk “biz” sözünden, daha bile tehlikeli bir başka şey doğar. “Bence biraz yiyecek var”a karşı, “Bende hiç yok.” Eğer bunun sonucu, “Bizde biraz yiyecek var” olursa hareket başladı demektir. Bir yön kazanmıştır hareket. Artık tek gereken, biraz çarpma işlemidir. Bu toprak, bu traktör bizim oluverir. Bir hendekte yan yana çömelmiş iki adam, bir küçük ateş, tek tencerede kaynayan biraz et, o sessiz, taş gözlü kadınlar, onların ardında da akıllarının anlayamadığı kelimeleri ruhlarıyla dinleyen çocuklar. Gece bastırıyor. Bebek nezle. Dur, şu battaniyeyi vereyim sana. Yündür. Annemin battaniyesiydi… al da bebeğe ört. İşte bombalamak gereken şey budur. İşin başlangıcı burasıdır… “Ben”den “Biz”e geçiş.
Sayfa 186 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
İleri atılmış adım…
Eğer ileriye o adım atılmamış olsaydı, o sendelemenin acısı insanın içinde hala canlı olmasaydı, bombalar düşmez, gırtlaklar kesilmezdi. Siz asıl bombalayanlar sağ olduğu halde bombalamanın kesileceği andan korkun. Çünkü her bomba, ruhun henüz ölmediğinin kanıtıdır. Mülk sahipleri sağken grevler durmuşsa… ondan korkun işte. Çünkü ezilip bastırılan her grev, bir adım atıldığının işaretidir. Şundan emin olabilirsiniz… korkulacak zaman, insanın bir amaç uğruna acı çekmeyi ve ölmeyi reddettiği zamandır. Çünkü bu bir tek nitelik insanın temelidir. Bu bir tek nitelik, evrende benzeri olmayan insanın ta kendisidir.
Sayfa 185 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Umut
Umutlarının öyle fazla coşmasına izin vermezsen, hayal kırıklığına uğramazsın.
Sayfa 111 - Tom Joad·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Kimi vuracağız biz?
Suç bende değil ki! Elimden hiçbir şey gelmez benim. Denileni yapmazsam işimden kovulurum. Hem baksana… de ki beni öldürdün,ha? Seni hemen asarlar ama çok geçmeden traktöre başkasını bindirir yollarlar, o evi yıkar. Sen öldüreceğin adamı iyi seçmiyorsun. “Haklısın” dedi kiracı. “Kim verdi bu emri sana? Onun peşine düşeyim ben. Esas onu öldürmek gerek. “Yanılıyorsun. O da emri bankadan aldı. Banka ona, ‘ya bu insanları bu alandan temizlersin ya da seni işinden kovarım,’ demiştir.” Eh, bu bankanın bir başkanı var elbet. Bir yönetim kurulu var. Tüfeğimi doldurur bankaya dalarım. Sürücü bu sefer, “ Birinden duyduğuma göre banka da emirleri Doğu’da bir yerden alıyormuş” dedi. “Gelen emirlerde ya kâr ederseniz ya da sizi kapatırız, deniyormuş.” “Ama bunun sonu neresi? Kimi vuracağız biz? Beni açlıktan öldürmek isteyen herifi gebertmeden ölmek istemiyorum.” “Onu bilemem. Belki de vuracağın kimse yoktur. Belki insan değil bunun suçlusu. Belki de senin dediğin gibi, toprağın, mülkün kendisi yaratıyor bu dertleri. Her neyse ben sana aldığım emri söyledim.”
Sayfa 48 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı