Geri Bildirim
  • Bir yeğenim var, benden 10 yaş büyük...Ayıp olmasın diye ona "emmi" derim. Müthiş bir adamdır. Şen şakrak bir kişiliği vardır. Kötü alışkanlıkları olsa da çok güzel bir yüreğe sahiptir. Bu yeğenim bir bahis düşkünüdür. Mizacı gereği yolda yürüdüğünde tekmil binalara bakar. Adam inşaatçı apartmanların muhkem olup olmadığına bakıyor. Neyse o kadar ön bilgi yeter. Şimdi, konumuza geçelim.

    Yeğenim, usta lazım olmadığı için aşçılık yapar. Öğle yemeği malzemesi almak üzere markete doğru gider. Giderken de apartmanlara bakmayı da unutmaz. O çevrenin sakinleri de yeğenimi "sapık" olarak nitelendirip şikayet eder. Garibimin bundan hiç haberi yok.
    Ve tam markete girecekken polisler yeğenimi çağırır:
    "Hemşerim bakar mısın?"
    Yeğenim, "acaba kim beni çağırıyor?" diyerek arkasını döner. Polisleri görünce şaşırır ve yanlarına gider. Polisler, "Hakkında şikayet var, çevredekiler sağa sola çok baktığını söylüyorlar. Ne ayaksın? " derler. Yeğenim ağzını açmadan polisler arabaya yaslandırıp üstünü aramaya başlarlar. Yeğenimin ceplerinden yaklaşık 15 tane iddia kuponu çıkar. Polisler bir iddia kuponlarına bir de yeğenime bakarlar. Bir polis, "Abi biz bu adamı nezarethaneye koyarsak ülke batar. Bu adamın ülkeye çok yararı var, çark dönüyorsa, bu adam yüzünden dönüyor," der. "Apartmanlara fazla bakma," diye uyandıktan sonra yeğenimi salıverirler.
  • Tugay,iddia düşkünü,kumar müptelası;yaklaşık 20'li yaşlarda,bir zürafa boynu kadar uzun,ağaç dalı kadar zayıf,sonbahar mevsimi gibi soluk bir çehreye sahip çapkın bir adamdır. Yolda yürürken sağa sola bakmayı günlük bir ihtiyaç haline getirmiştir;bu yüzden de muhitinde rastgeldiği insanlar,ona daima bir sapık gözüyle bakmıştır.

    İddiacıdan kupon yaptıktan sonra, markete uğrayan Tugay,polisler tarafından durdurulur. Yaşanan hadiseye bir anlam veremeyen Tugay, ciğer yerine önüne peynir bırakılan bir kedi gibi polislere boş gözlerle bakar. Kaşları çatık,göbeği hafiften dışarda olan bir polis,Tugay'a sert sert bakarak:
    "Şahsına yapılan bir şikayetten dolayı seni durdurduk. Duyduk ki, sağa sola, evlerin içine çok bakınıyorsun. Sapık mısın? Neden, sağa sola öyle çok bakınıyorsun?"
    Tugay gayet kendinden emin bir ciddiyetle:
    "Ne sapığı memur bey...Teessüf ederim,benim gibi ülkesini ve halkını seven bir insan neden sapık olsun ki? Hırsız deseydiniz,hak verirdim ama "sapık" tabiri benim gibi bir şahsiyetin üzerinde bayağı durdu. Hem sağa sola sadece sapıklar mı bakar? Şundan emin olabilirsiniz ki sağa sola en çok hırsızlar bakar.
    Verilen cevaptan ötürü;tek erkek çocuğunun gay çıkmasına şaşıran bir babanın,şüphesi ve şaşkınlığı vardı genç polisin üstünde...
    Polis,Tugay'a kuşku için bakarak:
    "Ne gibi işlerle uğraşıyorsun?"
    "Fazla alın teri dökmeden,fazla para kazanılan işlerle..."
    "Siyaset gibi mi?"
    "Ben alın teri dökerek para kazanırım,bu yüzden de siyasetle uğraşmam."
    "Peki,senin kazandığın paradan devlet de kazanıyor mu?
    "Dedim ya ben ülkesini çok seven bir insanım. Ve ülkesini en çok seven, vergisini en çok ödeyendir."
    Polis memurları,Tugay'a sert bir şekilde bakarak,ellerini başının üstüne koymasını emretti. Tugay'ın üstünü didik arayan Polisler,iddia kuponlarından başka bir şey göremeyince "Biz bu adamı gözaltına alırsak,bu çark çok zor döner. Bu ülkeye böyle insanlar lazım." diyerek olay yerinden uzaklaşırlar.
    Aerbelo