berrak

And autumn comes when you're not yet done with the summer passing by
çok uzun zaman olmuş uğramayalı
varlık yokluk arasında gitti geldi günlerim hasret, hüzün, keder yokladı kalbimi yağmurlar yağdı, aktı gitti şehrin tozu ve kiri parmaklarımda gri toz tabakası, sabunlasamda geçmez geçmiş, sandığın gibi bulutun gözyaşlarıyla geçmez uçtu gitti güvercinler, gökyüzünden savrulan tüyler şehir boğdu güvercini, özgürlük istedi bak, gördün mü? uçtu gitti, kaldı bi' parçası prangaların şehrinde kalmaz geçmiş hiç geçmişte yarım kalıesın, bir parçan kalır geçmişte geleceğe, yeni şehrine taşırsın tüylerine sinen kir kokusunu, tozun griliğini anlamazsın, anlayamazsın kaçıncı şehir bu geçip gittiği güvercinin? kök salamaz, özgürlük ister güvercin anlamazsın, anlayamazsın göçüp gidemeyen küçük serçe kaldığında prangaların şehrinde, geride ağlarsa ölür serçeler, göremezsin
cam kırıkları. hayır, can kırıkları.
kızlar ayıptır söylemesi ama ben saklambaç/sobe ve siyah kuğu/ruh kadehine bağımlı olabilir miyim