Bazen hayat gözümüze ne kadar zor görünürse görünsün ölmenin bir kaçış yolu olmadığını, denemediğimiz onca yolu terk edip gitmemeyi aslında içten içe "yaşamak" istemeyi o kadar derinden hissediyorsunuz ki. Her zaman mutlu olamayız, isteklerimiz gerçekleşmeyebilir, hayallerimiz belki de yarım kalabilir ama insan içten istedikten sonra yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığını bilmeli. İstersek hayatta her şey olabiliriz önemli olan gerçekten istemektir.
Nora Seed hayatında her bir yolu denediğini düşünen ve her birinde de pişman olan birisi. Pişmanlıkları o kadar fazla ki hayattaki mutlu olabileceği küçük anları bile kaçırıyor benim gözümde.
Mutluluk sadece zengin olmak mı?
Sevdiğin bir kişiyle evlenmek?
İyi bir yüzücü olmak?
Mutluluk bunların hiçbiri değil.
Bence mutluluk insanın ta kendisidir.
Kitabı ilk okumaya başladığımda Nora'nın bu kadar negatif bir insan olması beni itiyordu ama kitabı okumaya devam ettikçe Nora'yı anlamaya çalıştım onun gibi düşünmek istedim. Ve her okuduğum sayfayla birlikte bende o kütüphanede yer aldım sanki. Ve verilen mesajları gerçekten çok sevdim.
Gece yarısı kütüphanesi içinde bulunduğum dönemde bana ilaç gibi geldi belki edebi yönden harika bir anlatımı olmayabilir herkese aynı şekilde de hitap etmeyebilir ama benim için verdiği mesajlar ve hissettirdikleriyle kesinlikle herkese tavsiye edeceğim bir kitap oldu.
Unutmayalım ki hayatta pişmanlıklarımız ne kadar çok olursa olsun her bir kararı biz veriyoruz ve keşke diyip geçmişe takılmak yerine geleceğe odaklanıp hayattan keyif almaya odaklanmalıyız lütfen sağlıkla ve huzurla kalın çünkü hepiniz çok değerlisiniz
"Diyeceğim o ki, tek bir şeyi farklı yapmak çoğu zaman her şeyi farklı yapmaktır. Tek bir hayatta, ne kadar çabalasak da, yaptıklarımızı tersine çeviremeyiz..."
İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.
"İstemek," dedi ölçülü bir sesle, "ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var."