• The Obesity Code: Unlocking the Secrets of Weight Loss kitabından sonra aynı konuda yazılmış iki kitaptan biri bu. diğeri The Complete Guide to Fasting idi. The Obesity Code temelde sokaktaki vatandaşın, senin benim bilmesi gerekenleri çok net ve detaylıca anlatıyor. Complete Guide Obesity Code'daki bilgileri kısaca özetledikten sonra uygulamaya dönük, öğün planları ve yemek tariflerine geçiyor. Çok gerekli değil. Diabetes Code ise yine Obesity Code'da detaylıca anlatılanları obezite üzerinden değil diyabet üzerinden ele alıyor ve diyabetin fizyolojik arka planını detaylarıyla ele alıyor. Obesity Code'u okumuş birilerine, eğer bu alana özel bir merakı yoksa çok gerekli olmayan teknik bilgiler sıralıyor. Ancak ne yapılması gerektiği konusu tabii ki üç kitapta da aynı şekilde sıralanabilir:

    Zırt pırt yemek yeme. 24 saatin içinde yemek yemeden geçirdiğin aralıksız bir (uyku dahil) 16 saat olsun en azından.

    Mesela akşam 8'de yedik, ertesi gün kahvaltıyı es geçip öğlen yemeğini yiyoruz hepsi bu.

    Buna aralıklı oruç diyorlar ama İslam orucu gibi susuz değil. Su, şekersiz olmak üzere çay, filtre kahve, Türk kahvesi, maden suyu serbest.

    Gerçek yiyecek ye. Raf ömrü uzatılmış endüstriyel "yiyecek" adını taşıyan şeyleri yeme.

    Rafine karbonhidratlar (unlu ürünler, ekmek, börek, makarna, pizza, pide vs.), şekerli içecekler, pirinç pilavı ve patates tüketme.

    Sağlıksız yağlar kullanma (Ayçiçek yağı, yanmış yağ, margarin vs). Sağlıklı yağların tadını çıkar ve kalori hesabını gözetmeksizin tüket (Zeytin yağı, tereyağı, yağlı etler, çiğ kuruyemişler vs.).

    Acıkmadan, saati geldi diye yemek yeme. Atıştırma ve atıştırmalık kültüründen uzak dur.

    Şeker, bal, pekmez, tatlılar, pastalar vesaireleri kırk yılda bir, bayramda düğünde dernekte tüket.

    Kırmızı et, yumurta, süt ürünleri, kurubaklagiller, mantarlar güzel protein kaynakları. Üretim süreçleri uygun olan tavuk ve deniz balıkları da iyidir.

    Yediklerinin çoğu sebzeler (patates ve pirinci sebze sayma) olmalı. Çiğ tüketilen turp, havuç, kırmızı lahana, domates, soğan, salatalık vesaire süper. bu salataların üzerinde bol bol zeytinyağı olacak. Yanında ekmek banmadığın sürece sağlıklı yağdan çekinme. Taze fasulye, kuru fasulye, barbunya, karnahabar, brokoli, her türlü sebze süper.

    Bulgur gri alanda. Çok canın çektiyse ye gitsin.

    Geleneksel fermente sirke güzel, faydalı.

    Meyveleri içindeki miktarı sebebiyle aşırı tüketme ve mutlaka bütün olarak ye, suyunu sıkıp içme. Alman gereken lifleri atıp sadece şekerini almış oluyorsun.

    Su, maden suyu, şekersiz çay, filtre kahve ve Türk kahvesi çok güzel içecekler.

    Hindistan'ın bilmem neresinden bilmem ne tuzu gelmiş çok fyadalıymış, Çin-i maçin'den bilmem ne tohumu salatada çok lazımmış, bilmem ne meyvesini bilmem ne işleminden geçirip aç karna sıcak suyla içmekmiş filan bunlar boş şeyler. Çarşıda pazarda rahat rahat bulduğunuz sağlıklı yiyecekler size yeter.

    Sağlıklı yemek lafı deyince yağsız tatsız tuzsuz bir salata canlanmasın gözünüzde.

    Aralıklı oruç ile birleştirilmiş yüksek yağ, orta düzey protein, düşük karbonhidrat diyeti deniyor buna özetle. Şifalı diyorlar.

    Konuya meraklı olanlar The Obesity Code'daki incelemede yer alan linklerden faydalanabilirler. #33187369
  • Sana söyleyemediğim şeyler var
    Borsalar iflas ediyor kuşlar intihar edince çoktan seçmeli ölüyoruz yani hiçbir şey
    Ekonomi haberlerinden de anlamıyor ki kapıcılar, ne ekmek ne de süt belki de hepten!
    Hiçbir şey diyorum evet biraz gökyüzü biraz çarpım tablosu biraz da yoksul gramofon
    Matematiğe inanmıyorum, coğrafya defterime şiir dökülünce yalnız gelen ilhama
    Vergiden düşülen hayr’lara çokça âmin, topraksız Nişantaşı köylüsü, viva Latin Amerika!
    Kızılderililere inanıyorum, biraz sonbahara, göç edemeyen kuşlara ve kırık kumbaralarYüzüne ayet çarpılmış bir çocuk kadar hayretkar, incinmelere doymuyoruz zaten, nasılsın?
    Sana söyleyemediğim şeyler var, ortaçağ ve karıncalar üstüne eski ve usulsüz
    Ajanslara düşen cesetlerden muzdariptir kaç zamandır içimizdeki mezarlık
    Kızımın ismi Eylül olabilir, senin ismin ya da herhangi bir filmin
    -Bu şiirde ikiz kulelere rastlanmayacaktır, holdinglere ve uyum yasalarına-
    Ne çok vuruluyoruz gitmediğimiz yerlerde beklenmediğimiz her saat, itina ile mutlaka!
    Vuruluyoruz, adım başı heykellerden kalma ayinlere yaslanırken bekamız
    Sıralar boyunca çizik içinde kalbimiz, denize paralel uzanmak bile iyi gelmiyor dağlara
    -Orta Asya’yı terk ettiği günden beri huzursuzdur kavmimHuzur uzak bir ülkedir, bankalar, hisse senetleri, Riyad ve borsalar kahrolsun!
    Sana söyleyemediğim şeyler var
    Bakkal mahallemizin simgesidir tayyör dirliğimizin, geri kalanları da takrir-i sükûna yaz
    Elif deyince gökler yağdırıyor şarkısını nasılsa, yağmur diyoruz insan aklımızca ki, olsun.
    Elif bahsi geçince yağmur söylüyoruz ‘be’ deyince ölenlerdeniz, ölesi değilse de canlar
    Laiklik elden gidiyor, muhallebiciler kapanıyor birer birer ya da Neşet Ertaş’tır ipucunCinayet romanları söze erken başladı Habil’in hakkı Kabil’den sorulmadı zaten, unutun!
    Sana söyleyemediğim şeyler var, aklın Nepal’de kalmış romantik bir 68’lidir
    Ruhun Slovakya’nın kurtuluşuna çoktan asker yazılmış
    Ve oda numarasından başka kaybedeceği bir şeyi olmayan sahipsiz anahtarlar gibi
    Kapılar arkasında hiç durmadan İslamcılık öldüren elma kurdunun hikâyesi gibi histerik ya da
    Terk ettiği günden beri göçebe ruhunu bu kadar zamansız, ey kavmim!
    Elma kurdu dediysek, elma çürüktür mutlaka ve tüm kurtlar anarşist.Sana söyleyemediğim şeyler var,
    Kocaman bir mevsim devrilirdi içimize, dünya hafta sonları da anlaşılmazdı
    Üçüncü sınıf yazarların bohem tavırları çay bardakları kadar hatırlanmazdı
    İşten kovulmalarım çok şiirsel değildi baştan anlaşalım Nato üyeliğimiz de öyle
    Ali’nin gel’mediği günler kekelerdi öğretmenimiz, eğitim kadar milli, devlet kadar uzaktı
    -İkinci yeni’den hiç etkilenmiyordu üstelik tebememe-
    Fiş’lendiğimiz doğrudur, gözlerin altıpatlar, sana söyleyemediğim şeyler var
    Kanun önünde eşittir öyleyse tüm karıncalar! Sana söyleyemediğim şeyler var
    Sana söyleyemediğim şeyler bahsi, dünyanın yenilmiş tüm çocuklarını da kapsar
    -Bakkala veresiye yazdıran Meksikalı bir gerillanın
    Sigarasını yakmak üzere gökyüzüne bakması da şiirdir, mesela-
    Seni, seviyorum
    (Güven Adıgüzel. )
  • Geçici ayrılık benimkisi 
    Ilkyaz çiçeğine gebeyim 
    Ağıtlar yakmayın adıma 
    Ben ölmedim ölmeyeceğim 
    Sıcak saklayın gecelerimi 
    Karlar altından çıkıp geleceğim 
    Düşlerinizin ateşinden 
    Ilık bir rüzgar gibi eseceğim 
    Demlice bir çay koyun üstüne 
    Aç çocuk gibi besleyin sobayı 
    Nasıl tütüyorsanız gözlerimde 
    Oylece tütsün buharı 
    Uzunca serin yatağımı 
    Boyunca uzansın ayağım 
    El aman deyince gece 
    Usulca kıvrılır yatarım 
    Can canım canlarım 
    Hazır mı koynunuzdaki yerim 
    Gün olur gecikmiş çocuk gibi 
    Bağıra çağıra gelirim.
  • Sana söyleyemediğim şeyler var

    Borsalar iflas ediyor kuşlar intihar edince çoktan seçmeli ölüyoruz yani hiçbir şey

    Ekonomi haberlerinden de anlamıyor ki  kapıcılar, ne ekmek ne de süt belki de hepten!

    Hiçbir şey diyorum evet biraz gökyüzü biraz çarpım tablosu biraz da yoksul gramofon

    Matematiğe inanmıyorum, coğrafya defterime şiir dökülünce yalnız gelen ilhama

    Vergiden düşülen hayr’lara çokça âmin, topraksız Nişantaşı köylüsü, viva Latin Amerika!

    Kızılderililere inanıyorum, biraz sonbahara, göç edemeyen kuşlara ve kırık kumbaralar..

    Yüzüne ayet çarpılmış bir çocuk kadar hayretkar, incinmelere doymuyoruz zaten, nasılsın?

    Sana söyleyemediğim şeyler var, ortaçağ ve karıncalar üstüne eski ve usulsüz

    Ajanslara düşen cesetlerden muzdariptir kaç zamandır içimizdeki mezarlık.

    Kızımın ismi Eylül olabilir, senin ismin ya da herhangi bir filmin..

    -Bu şiirde ikiz kulelere rastlanmayacaktır, holdinglere ve uyum yasalarına-

    Ne çok vuruluyoruz gitmediğimiz yerlerde beklenmediğimiz her saat, itina ile mutlaka!
    Vuruluyoruz, adım başı heykellerden kalma ayinlere yaslanırken bekamız
    Sıralar boyunca çizik içinde kalbimiz, denize paralel uzanmak bile iyi gelmiyor dağlara
    -Orta Asya’yı terk ettiği günden beri huzursuzdur kavmim

    Huzur uzak bir ülkedir, bankalar, hisse senetleri, Riyad ve borsalar kahrolsun!

    Sana söyleyemediğim şeyler var
    Bakkal mahallemizin simgesidir tayyör dirliğimizin, geri kalanları da takrir-i sükûna yaz.

    Elif deyince gökler yağdırıyor şarkısını nasılsa, yağmur diyoruz insan aklımızca ki, olsun.

    Elif bahsi geçince yağmur söylüyoruz ‘böö' deyince ölenlerdeniz, ölesi değilse de canlar

    Laiklik elden gidiyor, muhallebiciler kapanıyor birer birer ya da Neşet Ertaş’tır ipucun

    Cinayet romanları söze erken başladı Habil’in hakkı Kabil’den sorulmadı zaten, unutun!

    Sana söyleyemediğim şeyler var, aklın Nepal’de kalmış romantik bir 68’lidir
    Ruhun Slovakya’nın kurtuluşuna çoktan asker yazılmış..

    Ve oda numarasından başka kaybedeceği bir şeyi olmayan sahipsiz anahtarlar gibi
    Kapılar arkasında hiç durmadan İslamcılık öldüren elma kurdunun hikâyesi gibi histerik ya

    Terk ettiği günden beri göçebe ruhunu bu kadar zamansız, ey kavmim!
    Elma kurdu dediysek, elma çürüktür mutlaka ve tüm kurtlar anarşist.

    Sana söyleyemediğim şeyler var,
    Kocaman bir mevsim devrilirdi içimize, dünya hafta sonları da anlaşılmazdı

    Üçüncü sınıf yazarların bohem tavırları çay bardakları kadar hatırlanmazdı..

    İşten kovulmalarım çok şiirsel değildi baştan anlaşalım Nato üyeliğimiz de öyle..

    Ali’nin gel’mediği günler kekelerdi öğretmenimiz, eğitim kadar milli, devlet kadar uzaktı.
    -İkinci yeni’den hiç etkilenmiyordu üstelik tebememe-
    Fiş’lendiğimiz doğrudur, gözlerin altıpatlar, sana söyleyemediğim şeyler var
    Kanun önünde eşittir öyleyse tüm karıncalar!
    Sana söyleyemediğim şeyler var

    Sana söyleyemediğim şeyler bahsi, dünyanın yenilmiş tüm çocuklarını da kapsar..

    -Bakkala veresiye yazdıran Meksikalı bir gerillanın

    Sigarasını yakmak üzere gökyüzüne bakması da şiirdir, mesela

    Seni, seviyorum.
  • Atatürk deyince Çay ...

    https://youtu.be/cZl5qD01OTQ