Malak

Malak
@ccolegas
peki
Tamam artık, Lotte, karar verdim, ölmek istiyorum ve bunu sana en ufak bir duygusal hassasiyetle değil, seni son kez göreceğim günün sabahında gayet rahat yazıyorum. Sen bunları okurken, sevgili Lotte, hayatının son anlarında en büyük mutluluğu seninle sohbet etmek olan bu huzursuz ve mutsuz zavallının cansız bedeni çoktan soğuk mezarda yatıyor olacak. Bu sonuncu sabah! Sonuncu! Lotte bu sözcük bana bir şey ifade etmiyor; sonuncu. Burada bütün gücümle ayaktayım, oysa yarın cansız halde yere uzanmış olacağım. Ölmek! Bu ne demek? Bak biz ölümden bahsederken, düş görüyoruz. Ölüm döşeğinde birkaç insan gördüm ben; insanların düşünce yapısı o kadar sınırlı ki, yaşamlarının başı ve sonu hakkında fikirleri yok. Şimdi bile sen benimsin, ben seninim! Silahlar senin ellerinle geldi, sen sildin üzerlerindeki tozları; binlerce kez öptüm onları, sen dokundun onlara ve sen ey Göklerin Ruhu, destekledin sen de kararımı! Sen Lotte, ellerinde ölmek istediğim sen gönderdin bana silahları ve işte gerçekleşti dileğim. Hepsini anlattırdım benim çocuğa. Titriyormuşsun silahları uzatırken, Hoşça kal dediğimi ilet de dememişsin! -Yazık! Yazık! Hoşça kal bile yok! -Bana seni sonsuza dek bağlayan o an yüzünden yüreğini kapattın mı bana ? Lotte, bin yıllar bile silemez bunun etkisini! Hem ben hissediyorum, senin için bu kadar yanıp tutuşan birinden bu kadar nefret edemezsin.
Bana gözlerini ver ki göreyim Bana kulak ver ki duyayım Bana aşk ver ki aşkın ne olduğunu bileyim
Hayatım boyunca yapmaya çalışıyorum Yolumda sen varsın Bu yalanları atlatmaya çalışıyorum Tüm yaptığım bu Sadece inkar etme
Esinti senin için kahkaha senin için her şey senin için
“Ben senin değil, insanlığın çektiği acıların önünde eğildim.” -Raskolnikov