Lynch kardeşlerin hikayesinin bitmiş olması burukluğu içindeyim. Çünkü ikisinide yalnız bırakmamam gereken arkadaşlarımmış gibi hissediyorum.
Öncelikle söylemesem içimde kalır, neredeyse 350 sayfa sadece Aoife ve Joey arasındaki aşk-tutku ne derseniz onu okuyoruz. Ayrıca hamile olup söylemek için ıkınıp söyleyememesi ve bunun uzadıkça uzaması beni sıktı. Bilmediğimiz hiçbir şey okumamak ve ergen aşkı okumatan bunaldım. Kitap ortasından sonra açılmaya ve asıl olaya odaklanmaya başladı (şükür)
Açık söyleyeyim Joey’in o bataklıktan çıkacağına Shan’in kitaplarını okumasam inanmazdım, bir bağımlının her zaman bağımlı olduğuna inananlardanım. Zaten bunu Joey birincil ağızdan da söylüyor. Temiz olmak önemli değil temiz kalmak önemli.
Travma, kavga sahneleri yine içime içime işledi. Kapının kenarından izliyormuşum gibi hissettim. Joey’in yıkıldığı sahnelerde ben de yıkıldım.
Lizzie’yi hepiniz gibi ben de merak ettim ve o sahne beni en çok yıkan sahne oldu.
Kitabın bana yoğun duygular bırakmasından memnunum.
“… bana hatırlamam gerektiği söylendi. İyileşmem için en başına, çocukluk anılarıma geri dönmem gerekiyordu. Eğer yapmazsam, ebeveynlerimin içimde açtığı yaralar asla iyileşmezdi. Bunun saçmalık olduğunu biliyordum. Beni iyileştiremezlerdi. Ne kadar çok şeyi hatırlarsam hatırlayayım, içimde kırılanları düzeltemezdi.”