10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
Ya bu yazar bu işi gerçekten yapıyor. Her kitabın sonunda bir insanın ağzı açık kalır mı ? Yorumum SPOILER’lı. Benim kalıyor. Geçen kitap Nox’un ölümüyle hüngür hüngür ağlarken daha büyük bir sürprizle geliyor Oli ve bağı. Oli, Nox’u geri hayata döndürüyor ve ruh bağlarına tamamlıyorlar. Nox’un neden böyle bir insan olduğunu travmalarını öğreniyoruz ve Nox’u bu zamana kadar kötülediğimiz için kendimizden utanıyoruz… Ama Draven grubu için her şey iyi gitmiyordur. Direniş üstlerine gelmeyi bırakmayacağı için karşı atağa geçmeleri gerekecektir. Atlas’ın annesi oğlu için bütün Direniş kamplarının yerini söyler. Bu kamp ziyaretleri sırasında Gabe’in bağı kontrolden çıkar ve içindeki tanrıya uyanır. Oli bağ grubundaki kişilerin içindeki tanrıları uyandırmaya başlar. Zaten yenilmez olan o grup artık tamamen ölümcüldür. Artık en büyük kampa saldırıp her şeyi bitirme zamanıdır. Draven grubu zorda olsa bu işin üstesinden gelir. Ama Davis öldükten sonra beklenmedik bir yüz ortaya çıkar. Senatör Oldham ve kendisi Oli’yi öldürmeye niyetlidir… Kitap tam burda bitiyor. Of of bu kitap meydi ya ??? Atlas’ın gücüne feci hyplandım Cellat. Gabe’le aralarının iyi olması geçmiş hayatlarına dayanıyormuş. Ama bu salak Senatör kim ve neden Oli ve içindeki tanrıyu öldürmeye çalıştı. Bu kitabın mutlu son olarak biteceğini tahmin ediyorum. Ama bir huzura eremediler ya. 6. Kitap hemen gelsinnnn.
Trajik BağlarJ. Bree · Olimpos Yayınları · 202696 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 43. kitabı
James Tucker’ın dilimize kazandırılan Kurban mı Cellat mı romanını elime aldığımda, beni doğrudan saf bir hayatta kalma mücadelesi ve yüksek adrenalin karşıladı. Hikayenin daha ilk
Kurban mı Cellat mı?James Tucker · Arka Kapak Dergisi · 2018220 okunma
Reklam
1/10
·112 syf.··
2026 41. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:41
Cellat – İnceleme Cellat, güçlü bir isim ve dikkat çekici bir kapakla okurun ilgisini çekmeye çalışan; ancak içerikte aynı etkiyi sürdüremeyen bir öykü derlemesi. Kitap, farklı türleri (psikolojik gerilim, polisiye, fantastik öğeler, toplumsal travmalar) bir araya getirmeye çalışsa da bu çeşitlilik bir zenginlikten çok dağınık ve bütünsüz bir yapı ortaya çıkarıyor. Hikâyelerin büyük kısmında ortak problem oldukça belirgin: güçlü fikirler var ama zayıf işleniş karakter motivasyonları yüzeysel ve yer yer tutarsız olay örgüsü aceleye getirilmiş ve “özet anlatım” hissi veriyor gerilim yaratılmaya çalışılıyor ama inandırıcılık çoğu zaman kurulamadığı için etki zayıflıyor dil ve anlatımda okuma akışını bozan hatalar ve özensizlikler bulunuyor Kitap boyunca okur sık sık “iyi fikir ama kötü uygulama” hissine sıkışıyor. Bu da hikâyelerin potansiyelini sürekli aşağı çeken bir durum yaratıyor. Özellikle bazı bölümlerde şok etkisi yaratması amaçlanan olaylar, sağlam bir kurgu zemini olmadığı için gerçek bir etki üretmek yerine yüzeysel ve acele yazılmış sahneler gibi kalıyor. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde Cellat, edebi olarak güçlü bir bütünlük kuramayan, fikir düzeyinde ilgi çekici olsa da uygulama açısından yetersiz kalan bir öykü kitabı olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak bu kitap, iyi bir fikir havuzuna sahip olmasına rağmen bu fikirleri taşıyacak anlatı gücünü ve editöryal özeni gösteremediği için beklentinin altında kalan bir çalışma.
Duygu ve Düşünce
CellatKolektif · Parana Yayinları · 202413 okunma
ideolojik Körlük
Puan vermedi·360 syf.··
2026 1088. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 08:55
Okumaya değer bir kitap . Üslubu iyi oldukça akıcı. Konular kopuk değil. Güzel ince eleştirilerde bulunuyor İdeolojilerin çıkış amaçlarından nasıl saptıklarini konu alıyor . Önce insan hakları ve özgürlük sloganlarıyla yola çıkan ideolojiler daha sonra bu kavramlara savaş açıyorlar eylemsel olarak Camus bu sayfalarda, 20. yüzyılı kana bulayan totaliter rejimlerin (Faşizm ve Stalinizm) felsefi köklerini deşer. Ona göre, köleliğe ve adaletsizliğe karşı haklı bir çığlıkla başlayan başkaldırı, ne zaman ki mutlak bir dogma haline gelip devrime dönüşürse, kendi celladını yaratır. Hegelci ve Marksist tarih felsefelerini eleştiren Camus, "tarihsel zorunluluk" veya "gelecekteki mutlak adalet" adına bugünün insanını kurban eden anlayışa savaş açar. "Cinayeti haklı çıkaran bir felsefe çağı, cinayetin ta kendisidir" derken, ideolojilerin insan hayatını hiçe sayan rasyonalize edilmiş terörünü lanetliyor. Sonuç olarak Başkaldıran İnsan’ın bu son kesiti, sol entelektüel çevrelerle (özellikle Jean-Paul Sartre ile) Camus’nün yollarını tamamen ayıran felsefi manifestodur. Camus, adaleti ararken özgürlükten vazgeçmeyen, cellat olmayı reddeden ve insanın trajik ama onurlu sınırlarına sahip çıkan bir "ılımlılık ve denge" etiği önerir. Bugün bile totaliter eğilimlere ve ideolojik körleşmelere karşı en güçlü entelektüel kalkanlardan biridir.
Başkaldıran İnsanAlbert Camus · Can Yayınları · 20153,274 okunma
Yorumum ️
7/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
Bu kitapla ilgili en çok sevdiğim şeylerden biri, yazarın oldukça karanlık ve rahatsız edici olabilecek konuları mizahla dengeleme biçimiydi. Normalde okurken insanın midesini kaldırabilecek sahneler
Cellat ve KarakuşBrynne Weaver · Juno Kitap · 2024877 okunma
Elif Şafak - Aşk
Puan vermedi·420 syf.··
2026 12. kitabı
Eser farklı farklı anlatıcıların ağzından anlatılır. Daha önceden Elif Şafak'ın İngilizceden Türkçeye çevirmesi, intihal yapması vs.den dolayı kendisi ve eserlerine mesafeliydim ancak eser bence
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,5bin okunma
Reklam
Reklam