Ceren

Ceren
Zor zamanlar olur nasıl çıkarsan içinden omurgan öyle şekillenir
11 Ocak
160 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·134 syf.··
2020 14. kitabı
Şu sıralar kitap okuyamadığım için yarım bırakmak isteyip de yarım bırakamadığım insana, topluma, dünyaya, sosyolojiye olan bakış açısını öğrenmek için ve yeni fikirleri öğrenmek için okuyup bitirdiğim bi kitaptı. Özellikle yazarın Lübnanlı, Fransız, Arapça konuşan biri olması kendinden yola çıkarak bu konular hakkında yazmasını bayağı bi kolaylaştırmıştır. Kitapta üstünde durduğu konuyu tarihte ülkelerde yaşananlarla anlattığı için anlatılan konuyu pekiştirebilmek açısından faydalı bi yöntem olmuş. Kitap deneme olduğu için yazarın fikirlerini, ayrım yapmadan objektif olarak konuları ele almasını ve bu konuları(ırkçılık, din, devletler, ülkeler)özgür bakış açısıyla anlatması, kitabın dili zaten kitabının kendisini okutmasını sağlıyor. Ve son olarak kitabın sonsözündeki yazarın kitap için dileğini belirttiği bu alıntı çok kıymetli bence: Torunum yetişkin biri olup da, günün birinde rastlantıyla aile kitaplığında onu keşfettiğinde biraz sayfalarını karıştırsın, biraz göz atsın, sonra omuz silkerek ve büyükbabasının zamanında hâlâ böyle şeylerin konuşulmasına ihtiyaç duyuluşuna hayret ederek hemen aldığı tozlu yere geri koysun.(s.133)
Ölümcül KimliklerAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20199,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2020 12. kitabı
Ege yöresinin ağzıyla yazılmış, okurken Türk dizisi, filmi hazzı veren (hatta bi incelemede okuduğum kadarıyla Kemal Sunal'ın filmi ile benzermiş) ama sıkmayıp akan bir kitap. Bayağı olay akışı olduğu için yöre ağzıyla okumak, konuşmaları takip etmek rahatsız etmiyor. Dediğim gibi dizi tadında Ağa-şehirli-okumuş-köylü-kadın-erkek-zengin-fakir çatışmalarını işleyen bir kitaptı. Şu sıralar kitap okuyamıyordum bu kitap yormadan bitti, güzeldi.
Başka Olur Ağaların DüğünüKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 2013114 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2020 8. kitabı
Ama ne yapayım ki satılmıyor resimlerim. Yine de bir gün bu resimlerin, harcadığımız boyanın ve uğruna feda ettiğimiz benim ne de olsa cılız hayatımın değerinden daha üstün bir değer taşıdıkları görülecektir.(s.114) Van Gogh çok sevdiğim resim sanatçısıdır. Ve maalesef ki değeri bir çok sanatçı gibi öldüğünde anlaşıldı.  Zaten çevresi tarafından hissettikleri, davranışları da anlaşılmamış, keşke iyileştirebilecek konuşmalarını anlayacak biri olsaymış hayatında. Kendisi dindar, elindekiyle yetinmeyi bilen ve çokça umudu olan biri. Hayatı boyunca ruhsal sıkıntılarla boğuşmuş ve en sonunda intihar etmiş. Kardeşine mektuplarında daha çok sanatçılardan, eserlerden, sanatçıların ve kendi eserlerinin analizlerinden bahsetmiş bazı detaylar insanı sıkabiliyor ama neticede bir sanatçının mektupları.
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,1bin okunma
10/10
·112 syf.··
2020 7. kitabı
Kitap maruz kaldığımız erkek egemen Ortadoğu coğrafyasında geçen bir olayı anlatıyor.  Kadınların namuslarını kendi ellerinde tutan, kadının üstünde her türlü söz sahibi olduğunu zanneden namuslu amcalara, babalara, erkeklere, şeyhlere karşı mücadele eden kendisini keşfeden, saygıdeğer olma gerçeğini sonradan kavrayan bir fahişenin hikayesi. Mücadele ederken türlü türlü erkeklerle karşılaşıyor fakat hepsi aynı gayenin peşinde, aynı sözlü ve fiziki şiddet muamelesini yapan ona "Bir tahta parçası, çıkarıp atılmış bir çorap ya da ayakkabı gibi cansız, ölü bir beden.."(s.57) gibi hissettiren erkekler. Firdevs saygıdeğer olmayı istediği andan itibaren kendi değerini, dimdik duruşunu, insanların ve özellikle erkeklerin tam gözlerinin içine bakmayı öğrendi, bu süreçte erkeklerden nefret etti, hissizleşti ve en sonunda ona "Olmaz sözcüğü benim sözlüğümde yoktur diyen bir erkeğe olmaz sözcüğü benim de sözlüğümde yoktur diyerek erkeğin ona efendilik etmesine izin vermedi, kendisini korudu ve mücadelesini gerçekleştirdi. Bu hissizliğinin sonucunda ölümden korkmadı ve yeniden yaşamak için kılını bile kıpırdatmadı, infaz edildi. Bu da onun en büyük cesaretiydi. O benzersizdi. Sırf çehresi, tavırları, cesareti ya da derin bakışları değildi onu öbür kadınlardan ayıran; yaşamayı toptan reddedişi, ölümden zerre kadar korkmayışıydı.(s.9)
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,1bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2020 6. kitabı
youtu.be/YR5ApYxkU-U okurken aklıma gelen Pink Floyd şarkısını da bırakayım. "Gelenek, onur, disiplin, mükemmellik" Bu dört kuralın yer ettiği bir okulda sadece derslerin ön planda olduğu ve robot pardon öğrencilerin yatılı bulunduğu okula güneş gibi açan ve öğrencilere hayatlarını ve anı yaşamalarını, "olması istenilen değil de olmak istedikleri insanı" ortaya çıkarmalarını sağlayan bir öğretmen ve öğrencilerin hikayesi. Bu öğretmen bana hep Aamir Khan'ı hatırlattı çünkü genellikle anı yaşamayı, içindeki cevheri ortaya çıkarmayı öğütleyen rolleri üstleniyor. Kitapta anlatılanlar bize çok uzak değil malum eğitim sistemimiz, aile yapılarının kendi hayallerini bizler üzerinde gerçekleştirmek istemesi ve genel öğrencilik zorluklarını barındırıyor çünkü. Bir filmin romanı olduğu için filmi başarılıdır diye düşünüyorum. Güzel bir kitaptı iyi okumalar.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Reklam