Daima kaba kuvvetin galip geldiği adaletsiz ve gaddar bir dünyada adil kişi, bulunduğu yerden kopup Tanrı’ya yönelmekten başka ne yapabilirdi ki? Bu yıllardır böyle.
Öğrenmişlerdi, dünyadaki bütün kötülükler mutlaka onlara dönen bir kötülük oluyordu; ayrıca bu yazgılarına isyan edemeyeceklerini de çoktan öğrenmişlerdi, çünkü her bakımdan ve her yerde onlar azınlıktaydı, her bakımdan ve her yerde zayıf ve kudretsizdiler. Tek silahları duaydı.
Bütünüyle unutulmaya kimsenin gücü yetmiyor. Bir duvarda iki satır yazı, bir albümde soluk bir resim, bir hafızada silik bir hayal olarak kalıyor istemese de. Bütünüyle unutulmak gibi acıklı bir oyuna kimsenin yüreği dayanmıyor.