Reçete yazmak değil, insanlarla anlaşmak zordur. Buradaki ziyaretim bitti demek, bu kez boşa yorulmuşum fakat alıştım, kapımdaki gece zilini kullanan köylüler alıştırdılar bunlara. Ne yazık ki, bu kez Rosa'yı yıllardır yanımda hiç de umursamadığım halde yaşayıp giden bu güzel kızı feda etmek zorunda kalıyorum.
"Yalancının mumu yatsıya kadar yanar."
Yalan söylemek, kişinin belli bir menfaat amacıyla gerçekleri çarpıtmasıdır. Bu kavram, yeterli inceleme ve aydınlatmaya ihtiyaç duyulmadan olumsuz bir davranış olarak etiketlenen kavramlar silsilesindendir.
Yalan söylemenin iyi ya da kötü bir davranış olarak addedilebilmesi için söyleyen kişinin bu durumdan olan menfaatinin irdelenmesi taraftarıyım. Kişinin menfaati diğerinin zararına sebebiyet vermiyorsa yalan söylemek iyidir. Zarara sebebiyet varsa kötüdür demek lazım gelir. Bu menfaat, her yalan söyleme vakasında ayrı ayrı değerlendirilmeyi gerekli kıldığı için kavram olarak "yalan söylemek" iyi ya da kötü değildir.
Çocuklarımızın eğitiminde "yalan söylemeyi" kötüdür diyerek geri plana attığımız durumda sanıyorum ki o çocuklarımız zarar vermeden menfaat elde edebilecekleri o stratejik yalanlarda yetersiz kalacaktır. Dangal filmi'nin son sahnesinde 5 puanı getiren kombine atak açıklamaya çalıştığım bu konuda bana güzel bir örnek sunmaktadır. Neden çocuklarımız 5 puan kazanabilecek kapasiteye sahipken onların bir potansiyelini "yalancının mumu yatsıya kadar yanar" diyerek köreltelim ki?..
Belki hamurundan, belki bakımından, belki de tabiatın türlü oyunundan, kıpkırmızı hâl alması umulurken, o elma bünyesine bir kurt kattı ve görünümü ceviz kabuğunu andırır şekilde dalından toprağın kucağına yuvarlandı. Hissesine gülüşlerle gerilen, üzüntüyle seyriyen dudaklarla ıslanmak yerine ezilip başka bir hayata bir ihtimal gübre olmak düşmüş oldu.
Hayatın her anında karşılaşabileceğimiz güçlü fakat insan olduğunu hissettiren karakterlerle başbaşayız. İnsanın önündeki kaderi inkâr aşaması ve zamanın kadere uyum yönünde işlemesi açısından bu eseri oldukça gerçekçi ve değerli buluyorum.
En çok arzu ettiğimiz şeyler, zamanın elinde belli bir kıvam alır ve zaman, bizi yaşanılabilirliği daha kesin olan o makul arzularla içli dışlı eder.