Romanımız, mitolojinin "Kötücül, bir işe yaramaz" büyücüsü olarak yaftalanan bir karakteri, derinlikli bir içsel yolculukla yeniden inşa ederek bize sunuyor. Tanrıların dünyasında dışlanan, ölümlülerin dünyasında ise korkulan bir kadının; yalnızlığını, aşklarını ve en önemlisi kendi gücünü keşfetme sürecini lirik bir dille anlatıyor. Kitap, kenara itilen Kirke’yi hikâyesinin merkezine koyarken, aslında tanrısallığın kibrine karşı insan olmanın kırılgan ama onurlu doğasını hüzünlü bir sürgün hikâyesi ile yüceltiyor. Mitoloji türü okuyucuları için etkileyici bir kitap bence.