Bu kadar güzel bir eseri böyle bir yayınevinden okuduğum için pişmanım. Yazım yanlışları, anlatım bozuklukları kitabı okumamı zorlaştırdı, sırf yarım bırakmamak adına devam ettim.
Sasani hükümdarları içinde bir hükümdarın iki tane oğlu varmış.Bunlardan büyüğü: Şehriyar, küçüğü: Şahzaman.
Hikayemizin kahramanı olan Şehriyar bir gün eşinin kendini aldattığını öğrenir ve kadınlardan nefret eder.Kadınlara olan guvensizliğinden dolayi her gece bir kadinla geceyi geçirir ve sabah olunca boynunu vurdurur.Birçok kadın Şehriyar'ın güvensizliği yüzünden hayatını kaybeder.
Ve böylece gel zaman git zaman...
Vezirin artik hükümdara sunacağı bir kadın kalmaz.Çünkü hükümdarın bu davranışından dolayi kiz çocuğu olan kaçıp ülkeyi terketmektedir. Bu duruma üzülen tüm hemcinslerini kurtarmak isteyen Şehrazat'ın bir planı vardır. Ayni zamanda vezir olan babasına bu gece hükümdara kendini sunmasını ister. Şehrazat'ın binbir gece masalları böylelikle başlamış olur.
Kitap toplam 4 cilt ve 8 kitaptan oluşuyor. Biz #doğuyukeşfet grubumuzla mart ayında ilk kitabi okuduk.Serinin diğer kitaplarını da yil içerisinde okumayı düşünüyoruz.
Kitabin önsözünde Orhan Pamuk'un bir yazısı var;
"Bu kitabi şimdiye kadar baştan sona kimsenin okuyamadığı ve baştan sona okuyan kişinin de öleceği " üzerine bir inanış olduğunu söylüyor ve ekliyor.
"Binbir Gece Masalları' nı okusak da okumasak da , sonunda biz de öleceğiz. " :)
Masallar, çerçeve hikayeden oluşuyor. Hikaye içinde hikaye anlatılıyor.
Kadinlarin hep aldatan olduğu, kötü anlatıldığı masallar.
Kadin yazgısının o zamandan bu zamana değişmediğini gördüğümüz masallar.
Eğer sizde Şehrazat'ın masallarını merak ediyorsanız, bu diyarı ziyaret edin derim.
Okul-ev güzergahında, uzun yolculuğumun arkadaşı oldu, Suzan Defter.
Kitaptan o kadar çok etkilendim ki ben neredeyim, bu yol nereye gidiyor herşeyi unuttum.
Ekmel Bey oldum, Derya oldum, Suzan oldum okurken.
Kitaba ilk başladığımda afalladim.Yanlış mı okuyorum? Devamı neden iki sayfa arkada diye ?
Kitap; ayni tarihlerde yazılmış, yanyana günlüklerden oluşuyor. Sağdaki Ekmel Bey'in, soldaki Suzan'ın-Derya'nın.
Ayni tarihte kaleme alınmış bu günlüklerin yanana olması nedeniyle biraz zorlandım.Ama sayfalar aktıkça hoşuma gitti bu durum.Ilk defa böyle bir şey ile karşılaşmıştım çünkü.
Hikaye, Ekmel Bey'in satılık ev ilanı vermesiyle başlıyor.Ilana başvuru yapanlardan sadece kadın olanlara randevu veriyor.Gelen kadınlardan biri de kitabımızın diğer kahramanı; Suzan.
#tatkaçıran olmaması adına daha fazla bilgi vermek istemiyorum.
Ilk kez bir kitabını okuduğum, insan ilişkilerini bu kadar güzel ifade eden 'Ayfer Tunç' devam edeceğim bir yazar olacak.
Şiddetle tavsiye edilir.
‘Bir kadın birdenbire günlük tutmaya başlamışsa, ya aşık olmuştur ya terkedilmiştir’
Hindistan; hep görmek istediğim, merak ettiğim, kültürünü araştırıp incelediğim bir ülke.
#kitapdunyam grubumuzla #doğuyukesfet maratonundaki şubat ayı doğu klasiğimiz Hitopadeşa ( Yararlı eğitim )
Masumiyet müzesi ile tanışıp hayran olduğum bir yazar Orhan Pamuk.
Masumiyet müzesi, Kırmızı Saçlı Kadın, Kar, Benim Adım Kırmızı ve son olarak okuduğum bugün bahsedeceğim; Beyaz Kale..
Pamuk'un okuduğum 5 kitabından yola çıkarak, en kisa, en az betimleme barındıran ve zor anlaşılan bir kitabı olduğunu söyleyebilirim.
Esere gelecek olursak ;
17.yy Osmanlı döneminde geçen romanimiz, Venedikli bir tüccarın Türkler'e esir düşüp, İstanbul'a getirilmesiyle başlar. Paşa tarafından köle olarak alınıp, daha sonra 'Hocaya' hediye edilir, kahramanımız. Fiziksel olarak kahramanımıza benzeyen 'Hoca' , karakter olarak esirimizden çok farklıdır.
Kitap boyunca; Hoca-esir, Öğretmen-öğrenci ,Doğu-Batı arasındaki ilişkiyi okuyoruz.
Kitapta birbirine çok benzeyen ,iki karakter okuyunca aklıma Dostoyevski 'nin 'Öteki' romanindaki 'Bay Golyadkin' gelmesi muhtemeldir sanırım.
Zaten yazarimizda son sözünde bundan bahsediyor.
Esir düşüp İstanbul'a getirilen kahramanımızin bir sözünü şuraya bırakmak istiyorum.
"Istanbul'un güzel şehir olduğunu, ama insanin burada köle değil, efendi olması gerektiğini düşünürdüm."
Ben severek okudum, okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim.