Ahmet Mithat ile tanışmama vesile olan kitabı.Uzun zamandır okumak istediğim Türk klasiklerinden biriydi.Klasikleri okumaya yeni yeni başlayan biri olarak üslubu beni darlarsa diye korkmuyor değildim.
Aksine kitabı okumaya başladığım ilk anda beni içine çekti,merak uyandırdı ve tasvirleri gayet başarılıydı.
Tanzimat edebiyatında görülen,yazarın kitaba müdahale edişi, ara ara söze girişi akıcılığı bozan unsurlardan biri olsa da bu kitapta bu göze batmıyor,akıcılığına etki etmiyordu ve gayet yerinde müdahelelerdi.
Tanzimat edebiyatında gördüğümüz diğer özelliklerden biri de yazarın taraf tutması objektif olmamasıdır.Ahmet Mithat açıkça Rakım efendiyi olabildiğince ön plana çıkarmış onun iyi,güzel davranışlarından bahsetmiş,hatalarını bile öyle güzel işlemiş ki(Josefino ile olan yasak ilişkisi)Rakım da kusur bulmak ne mümkün.Rakımın düşüncelerini günümüz gözünden inceleyen biri olarak yobazca bulmamak elde değil lakin yıllar öncesiyle günümüzü karşılaştırmak pek doğru değil.
Yazar genel olarak iki karakter üzerinden yanlış batılılaşmanın sakıncalarını incelemektedir.Biri alafranga bir şekilde yaşayarak dibi gören ,babasının mirasına konmuş,gününü gün eden bir adam olan Felatun beydir.Diğeri ise yoksul,yetim olarak büyümüş çok çalışkan,terbiyeli, efendi biri olan Rakım efendidir.
Zaman içerisin de Rakım efendinin yükselişini,özenti Felatun beyin ise çöküşünü görmekteyiz.
Ben kitabı genel olarak beğendim.Okumayı düşünen herkese tavsiye ederim.