su üstünde sektirir gibi
geçmişe fırlattığın taş
bir başkasının çocukluğuna düşüyor
erkekliğin yeniyetmeliği bitmiyor
her yeni aşkla tekrar başa dönüyorsun
o zaman da bilmiyordun şimdi de bilmiyorsun
Yüzündeki zaman
Söylüyor ayrıldığımızı
Biliyorum, sözcükler sonradan gelir
Anıların direnme gücü erteler kaçınılmaz olanı
Çok zaman önceydi bütün bunlar
Şimdi ne zaman iç çeksem uçurum kanı
zamanla bir şey söylemez artık kırılmak bile
sonra başka bir başlangıcın kapısında
aynı korkularla kalakalırız
daha önce de söylemiştim:
kimse yoktur kimsenin kimsesizliğine
aşk yalnızca bir fikirdir
bu sefer gerçekleştirdiğini sandığın bir fikir
hep öyle oldu bende
hep saklı kaldı içimdeki anahtar
ve hep aynı kilitte kırıldı
fikirler de zamanla değışir
kırıldıkları yerde
kırıldıkları yer her şeyi değiştirir