Öncelikle kitabın boğucu olduğunu hissettiğimi belirtmeliyim. Sırf bu nedenle okumam çok uzun sürdü ve kitap yanımda gezen ama elimin gitmediği bir eklentim haline gelmişti bir süre. Karakterin zaten çok da alışagelmiş bir normalliği olmadığını okurken anlıyorsunuz fakat belli bir noktaya kadar gerçekten karakter ile empati kuramadım. Bulanık ve gittikçe dağılmaya doğru giden bir karakter çözümlemesi var, sanki bir sisin arkasından o karakteri tanımamıza izin veriliyor ve bu çok da sorun değil aslında. Ama kitabın son çeyreğinde yaşanan hem olaysal mekansal hem de karakteristik dönüşüm için ilk kısımlardaki bu bulanıklık fazla uzun geliyor. Kitabın hakkını veren asıl felsefik bakışa dair düşünceler son olaylar ışığında kitap bitmeden alelacele elimize tutuşturuluyor sanki. Dolayısıyla kitapta bir anlatısal dengesizlik söz konusu ve bu da okuma deneyimini yavan bir hale getiriyor.