insanlar önüne sunulana çok çabuk alışır ve siz onlara her istediklerini öylece verdiğinizde bir şey yapmasalar da sizin hep yanlarında, onlar için her şeyi yapmaya hazır olduğunuzu düşünür. ve siz karşılık görememekten sıkılıp buna devam etmek istemediğinizde suçlanırsınız çünkü her zamanki davranışınızın aksini yapmışsınızdır ve bu yüzden değiştiğinizi söylerler. kimse sizin ne kader bunaldığınızı fark etmez. kimse artık bir şey yapması gereken kişinin kendisi olduğunu düşünmez. sadece sizi suçlayıp köşelerine çekilirler.
onunla geçirdiğim aylar boyunca birine aşık olmanın insanı nasıl da güçlü kıldığını öğrendim. başka bir insan için yapılabilecek şeylerin sınırsız olduğunu ve bu hissin ne tehlikelere yol açabileceğini fark ettim.
insan zihni doğru ve yanlışı ayırma kapasitesine sahiptir ama aynı zamanda zihin yanıltıcıdır. bir yanlışın doğru olduğuna ikna olup buna göre davranabilirsin ama bence içten içe hep bir şeylerin ters gittiğinin farkındasındır. şöyle düşün, kafanda bir şeyler kurup buna inanabilirsin. zihnimiz bazen bize oyunlar oynar ama gerçek her zaman oralarda bir yerlerdedir. kafanın içinde kapıyı tamamen açamadığın bir odada tüm sırların açıkça geziniyordur ve sen kapı aralığından sızan ışıktan daha fazlasına ulaşamıyorsundur. kulağına gelen fısıltılar sana inandığın şeylerin aksini söyler ama sesler bir türlü anlaşılır konuşmalara dönmediği için ne olduğunu anlayamazsın ve bu da seni daha kızgın, daha kıskanç, daha nefret dolu olmaya iter…