Onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.
Sanırım elde edilmesi zor kadını oynuyordum. Tanrı'ya karşı yani. O'nun bana gelmesini istiyordum. Var olduğunu kanıtlamasını. Ama bu işin böyle olmadığını artık anladım. Kendi hikayelerimiz gibi inancımızı da kendimiz yaratıyoruz. İnanmak istediğimiz şeye inanıyoruz.