Aynı toplumda herhangi bakımdan farklı olan grupları çatıştırmak gibi basit bir strateji temelinde yürütülen sosyolojik savaş, farklılıkları belirginleştirip keskinleştirme, kışkırtarak çatıştırma, çatışmaları örgütlü sosyolojik çatışmaya dönüştürme gibi taktik aşamalardan oluşur.
Günümüz savaşlarının doğası toplum bilin temellidir. Toplum bilim disiplinlerarası bir ortak akıl ile kurgulanan savaş denklemleri,sıklet merkezi sosyolojik alanlar olan bir doğaya sahiptir.
Sosyolojik savaş, doğası asimetrik olan ve bütün savaş türlerinin karışımı yeni nesil bir savaş türüdür.
Mevcut Amerikan ve batılı modellerde savaş hakkındaki teoriler, strateji teorileri ve askeri teorilerde, savaşın sosyolojik boyutu hep belirsiz kalır. Halbuki savaşların esas bileşeni sosyolojik yapıdır. Dolayısıyla bütün savaşların ana bileşeni olarak sivil toplumun tabiatı karşımıza çıkmaktadır ki, hedefi sosyolojik alan hakimiyeti olan bir savaşın kavramsal karşılığı: "sosyolojik savaş" olabilir.
Batının "öteki algısı" ile başlayan etkileşim süreci, Batı dışı toplumların sosyal yapılarına temel oluşturan inanç ve kültürel kimliklere müdahale boyutu kazanmıştır. Batu bu müdehaleciliğini, "medenileştirici savaş, özgürleştirme" olarak tanımlamaktadır.