• Öncelikle bu kitabı kaç gündür elimde süründürdüğüm ve okumayı ertelediğim için Dücane hocadan ve kitabından özür dilemek istiyorum..

    Kitabın içeriğinden çok yazarına değinmek istiyorum. Malum, ürünü iyi anlayabilmek için o ürünü yapanı tanımak gerekir evvelinde.. iyi güzel diyorum düşünüyorum da bakalım net bilgiler bulabilecek miyim ?

    Haydi bismillah

    Kimdir bu Dücane hoca ?
    Nelerle uğraşır ?

    Bu soruları sorduğumda google teyzeye bana dilci, felsefeci ve yazar olarak kısa
    cevaplar verdi. Neden kısa diyorum; çünkü hayatına dair çok bir bilgiye rastlayamadım.
    Belki de ben beceremedim/araştıramadım, bilemiyorum..

    Neysee

    1978'de, siyasi olaylar sebebiyle cezaevine girmiş. Totalde 4 yıl cezaevinde kalmış; burada Kur'an okumayı ve namaz kılmayı öğrenmiş.

    Geçen hafta Dücane hoca Ankara'daydı, yine bir söyleşisi vardı. Tabii ki böyle fırsatı kaçıramazdım. Gittim
    sonuna kadar da dinledim; o kadar güzel konuşuyordu ki bırakıp gidemedim .(Bu bana
    biraz pahalıya patladı; yurda geç geldiğim için tutanak tutuldu. Ama buna değerdi)
    Çıkışta da minnoş bir ablayla tanıştım, sohbet ettik biraz. O kadar ortak noktayla
    tanımışız ki Dücane hocayı, hayret ettim doğrusu. Bi kez daha Ankara küçük dedirtti
    bana. O ablada Us Atölyesi sayesinde iyice tanımış, bende öyle tanıdım. O ablada
    geçen seneki söyleşisine İbrahim abi ile(Us Atölyesinin kurucusu) katılmış, bende
    onunla katıldım... Neyse güzel bir tevafuk oldu konuşarak geldik..

    Orada tuttuğum notları ajandama geçirirken aklıma geldi; ben bu adamın
    konuşmasını her dinleyişimde aydınlanıyorum mutlu oluyorum neden kitaplarını
    okumuyorum ?!!
    Aslında senenin başında bi kitapsever arkadaşımız hediye etmişti bana, hemde 1k'dan aramızdan biri, tekrar tekrar teşekkür etmek istiyorum ona da. 🤗 İyi ki beni bu kitapla
    tanıştırmış

    Şimdi kitabın içeriğine gelelim
    Kitap, Dücane hocanın denemelerinden oluşuyor. İnsanın aklını zorlayarak yaptığı
    açıklamalar tasvirler o kadar çarpıcı ki, o zorlanmadan sonra oluşan mini aydınlanmanın verdiği zevk gerçekten denemeye değer.
    Kelimeleri öyle güzel açıklıyor ki; insanın, her kelimenin köküne inip en doğru şekilde
    kullanılışı nasılsa öyle kullanası geliyor.

    Söyleşi çıkışında tanıştığım abla da söylemişti ama insanın inanası gelmiyor; Dücane hoca liseden sürülmüş. Liseyi bitirmeden hapse girmiş, lisans eğitimi almamış..
    Ama o kadar çok dil biliyor ki!!
    Merak ettiği kitapları bizzat kendisi okuyabilmek ve yorumlayabilmek için bi çok dil öğrenmiş.. Ulaştığım kadarıyla Arapça, İngilizce, İbranice, Fransızca, Almanca, Farsça ve Osmanlıca'yı biliyor.. Osmanlıca ya 'zaten kendi dilim' diyor

    Haa bi de 1998 den 2011 e kadar gazetelerde düzenli olarak köşe yazarlığı yapmış fakat izlediği bir filmin etkisinde kalarak köşe yazarlığı hayatına 2011 de son vermiş..
    Merak edenler için; filmin adı "Bab Aziz"/ "Baba Aziz" her iki şekilde de kullanılıyor.


    Bu okuduğum ilk kitabı olduğu için daha çok yazara yoğunlaşmak istedim..
    Kitaptaki denemelerin başlıklarını da ekleyeyim, ilginizi çeken bir başlık olursa okursunuz

    ▪Sahilsizim (kitabın kalbi )
    ▪hakikat niçin hep yaşlı, hep ıslak ?
    ▪kavrayan mısın, kavranan mı?
    ▪eflatun-ı vakt olsan dahi
    ▪delilik özgürlüktür
    ▪ey vallahi
    ▪kalbin kalbe secdesi
    ▪hüve'l-baki
    ▪hayy'dan gelen hu'ya gider
    ▪hu sorusu
    ▪hu'nun sorusu
    ▪hz. insan'ın tevazuu
    ▪hz. insan'ın fakrı
    ▪hz. insan'ın urûcu
    ▪hz. mi hazret mi ?
    ▪sonra tevazu
    ▪hep tevazu
    ▪bilmek niçin ıstırap verir ?
    ▪hikmet ve cinsellik
    ▪cinselliğin hıristiyancası
    ▪kargayıla bülbülü kafese koysalar
    ▪çiçeklerden özür dilemeli
    ▪boşa konuşabilirsin, ama boşu konuşamazsın!
    ▪dilin bile nutku tutulmuşken
    ▪ah, ki ne ah!
    ▪şair, dervişin kardeşidir
    ▪tanınmamak için çıplak dolaşmalı
    ▪bilgi'yi karşıtlığın özünden devşirmek
    ▪sana benden kalan ne?
  • "Modern insana göre insan canlı değildir.
    Bizim nezdimizde ise otlar da, taşlar da canlıdır!
    Yeter ki biraz kulak veriniz, inanınız o zaman bu âlemde varolan her şeyin nefes alıp verdiğini duyabilirsiniz."
    Dücane Cündioğlu
    Sayfa 97 - Kapı Yayınları