d.

günün öğünlerinden yapılmış bir mutsuzluğa çağırıyorsunuz birbirinizi
Sayfa 66 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
kambur bendim ve kalmak adında bir huyu sevdim gitmedim zehir zehir doldurduğum defterlerden başka beni henüz gitmeye ikna etmedi dört kuyu kitap dilime dolanmadı hiçbir ağu sözün güzeli değilim zamanın incesi olamam sokağa seslenenleri öldüren sokağın kahrıyla derler ki kalbi acilen fazla olan biriyim kederin atlası hâşâ! eskinin eski kıymeti değil düpedüz lekeyim şahsen kambur sadece kekeme
Sayfa 63 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
ellerimin yalnız kaldığı her masada en feci kambur bendim
Sayfa 62 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
sanki kuyumu beğenmeye geldim yüzü dünya lekesi ve mağdur parmakları bu kadar lirik olanı sevdiğimden beri her eşyanın en kötü yeri bir bıçağın en kötü fikriyim beni burada uzun uzun bırakan ol sebep bakın kolay değil bir yüzü her sabah katlayıp saklamak her akşam bir çukuru özenle örtmek tam değil yarım yarım şeylerden bahsediyorum hep dilimde dönmeyen şık bir ölüm var şık bir kuyu şık bir umur şık bir öd
Sayfa 61 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
aslında bembeyaz şeylerden bahsedecektim bir güle kırmızı davranmanın masalında kaldım toydum ve hakir dedim bileye bileye ettiğimiz şu heykel ne kadar da çirkin ne kadar da sakar şu ettiğimiz akıl şu dalgın merhamet şu yol şu yordam yine de kalktım yürüdüm dünyada leke bir kalbin kenarındaki yavaşlık soğuk bir yüze bulaşmış masal gibi dünya yuvarlaktır dediler yanlış ve uzundur anladım sanki dünya iyileşmez anladım dünya ve doğu iyileşmez asla
Sayfa 59 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Reklam