Kitap alışılmış anlatım biçimlerinden oldukça farklı, yoğun ve yer yer aforizma tadında ilerleyen bir eserdi. Kitap boyunca insanın kendisiyle, hayatla, zamanla ve inançla kurduğu ilişki üzerine derin sorgulamalar vardı. Özellikle dilinin eski Türkçe ve tasavvufi göndermelerle iç içe olması, metni daha katmanlı ve düşündürücü hale getirdi.
Bazı yerlerde çok sert gerçekleri yüzüne vuruyor gibi hissettiriyor, bazı yerlerde de ince ince ironi yapıyor. Özellikle insanın iç karmaşasını, yalnızlığını ve kendi içinde debelenmesini anlatışını çok etkileyici buldum.
Genel olarak kitap kolay okunan bir eser değil; fakat sabırla okunduğunda zihinde uzun süre kalan cümleler bırakan bir kitaptı.
Öyle miymiş?Şule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20162,040 okunma